Giriş

Kullanıcı Adı:

Şifre:

Beni Hatırla



Şifremi Unuttum

Hesap Oluştur!

Sitedekiler

24 kullanıcı çevrimiçi (1 kullanıcı Dağarcık sayfasında)

Üyeler: 0
Ziyaretçiler: 24

Devamını Oku...

Google Tanıtımları

.::. Herokulalazim.com Sitemiz Kuruluşudur .::.

Ana Sayfa > Dağarcık > R Dağarcık

Harf Dizini
A | B | C | D | E | F | G | H | I | J | K | L | M | N | O | P | Q | R | S | T | U | V | W | X | Y | Z | Diğer | Hepsi

R

Sözlükte: 2 Bu harfle başlayan girdiler.

Yazıcı Dostu Sayfa Terimi arkadaşına gönder Ramazanlarda Atatürk [Tarih]

RAMAZANLARDA ATATÜRK Atatürk, Ramazan ayına büyük önem verir; bu ay içinde ince saz heyeti saraya kesin olarak sokulmazdı. Akşamları, beni huzurlarına çağırır ve Kuran-ı Kerim\'den sureler okuturlar, kendileri de bunu derin bir hazla dinlerlerdi. Ramazan aylarında, Hacı Bayram Veli ve Zincirlikuyu Camilerinde şehitlerimizin ruhu için hatim okumamı emrederlerdi. Ben de, tıklım tıklım dolu olan bu camilerde emirlerini yerine getirir, hatim okurdum. Peygamberimiz Efendimiz\'den bahsederlerken, \"Hazret-i Peygamberin Zaman-ı Saadetlerinde\" diye, daima saygı ifade eden kelimeler kullanırlardı. Peygamber Efendimiz\'in, ayrıca, çok yetenekli bir devlet adamı ve iyi bir başkomutan olduğunu daima söylemişlerdir. Din işlerinin cahil kimselerin kontrolünden alınıp, bu işi iyi bilen alimlere verilmesinin gerekliliğini ifade ederler, \"Mukaddes Mihrabı, cehlin cahillerin elinden alıp ehlin (konuyu iyi bilen) eline vermek zamanı çoktan gelmiştir\" derlerdi. En uzun tatillerin dini bayramlarda yapılmasının da şart olduğu söyleyip, \"Herkes, dini vecibeleri, görevleri yerine getirecek, sonra da dinlenecekler\" derlerdi. Hafız Yaşar Okuyan\'dan

Yorumlar ?

Yazıcı Dostu Sayfa Terimi arkadaşına gönder Resim [Soruluk Metinler]

RESİM Bundan yüzyıllarca önce, doğu şehirlerinden birinde, epeyce serveti olan bir tüccar ölmüştü. Tüccarın, seyahatte olan bir çocuğu olduğu biliniyordu; fakat bu çocuğu hiç kimse tanımıyordu. Tüccarın ölümünden birkaç gün sonra şehre üç genç geldi. Bu gençlerden her biri, kendisinin ölen tüccarın oğlu ve yasal mirasçısı olduğunu iddia ediyordu. Gençler, sorunun çözülmesi için mahkemeye başvurdular. Hâkim, tüccarın bir resmini getirtti, resmi imzaladı ve gençlere: “İçinizden hanginiz, bir ok ile resmin göğsündeki şu imzaladığım yeri vurabilirse, miras onun olacak” dedi. Birinci ve ikinci genç, resme oklarını attılar ve okları resimdeki imzanın yakınına isabet ettirdiler. Sıra üçüncü gence geldi. Üçüncü genç resme nişan aldı; fakat birdenbire bütün vücudu titremeye başladı, yüzü sarardı, burnu kanadı, gözlerinden yaş boşandı: “Hayır oku atmayacağım. Babama ok atmaktansa, bütün mirası kaybetmeye razıyım.” dedi ve oku atmadı. O zaman hâkim: “Ölenin biricik oğlu ve yasal mirasçısı sensin. Gerçek evlât, resimde bile olsa, babasının kalbine ok atmaz.”dedi.

Yorumlar ?

Ne Demiş Atalarımız?

Dosya Gönder


YARDIM (VİDEO)

Tiyatro-Skeç