Giriş

Kullanıcı Adı:

Şifre:

Beni Hatırla



Şifremi Unuttum

Hesap Oluştur!

Google Tanıtımları

.::. Herokulalazim.com Sitemiz Kuruluşudur .::.

Ana Sayfa > Dağarcık > İ Dağarcık

Harf Dizini
A | B | C | D | E | F | G | H | I | J | K | L | M | N | O | P | Q | R | S | T | U | V | W | X | Y | Z | Diğer | Hepsi

I

Sözlükte: 12 Bu harfle başlayan girdiler.

Yazıcı Dostu Sayfa Terimi arkadaşına gönder İ' si nerde? [Fıkra (Mizahi)]

Taşrada bir okula ilk defa atanan bir öğretmen, öğrencileriyle tanışıyor. -Söyle bakalım senin adın ne? -smail -Peki, adının \'i\' si nerde? -Arkada oturuyor, örtmenim. Öğretmen, arka sırada oturmakta olan öğrenciye de adını sorar.Aldığı cevap; -İrecep.

1 Yorumlar

Yazıcı Dostu Sayfa Terimi arkadaşına gönder İDAM FERMANI [Şiirler]

Her gün çıkarım ah tepesine Ufuklara gözlerim mıhlanır Deli gönül yokluğuna hayıflanır Bir karaltı gördüğümde Yüreğim ağzımadır Daha dolacak çilem var Kabus gelir dayanır böğrüme, Nçar kaderimin yelindeyim Her Allahın günü paralanır içim Vefasız yar yadımdadır Kırık kelimeler, sayfalar dağınık Her vakit özlemini çektiğime İbibik kuşları tanık Hele dost meclisine düşmesin yolum Kara kaşları kara gözleri dilimdedir Gitsem hakime yok faydası Herkesle çekilmiyor gönül yası Karalanmış adımız yar huzurunda Ondandrı bu yakarışlar Canıma kastetmiş ağyardan duydum İdam fermanım elimdedir

Yorumlar ?

Yazıcı Dostu Sayfa Terimi arkadaşına gönder İmkânsız Hayallerde Yaşamak [Deneme]

[i]Değerli arkadaşlar, RTÜK geçen aylarda ilköğretim öğlecilerine yönelik olarak [b]“Televizyon Yayınlarında Şiddet”[/b] konulu bir kompozisyon yarışması açmıştı. [b]Melek YANAR[/b] adlı öğrencim bu yarışmada 8. sınıflar içinde Türkiye birincisi oldu. Bu haberi ve onun yazdığı kompozisyonu sizlerle paylaşmak istedim.[/i] [b]İMKÂNSIZ HAYALLERDE YAŞAMAK[/b] Mermiler neden cümlelerden daha kolay işler oldu beynimize? Neden küçücük hayaller kocaman öfkelerle doldu? İnsanlar neden birbirlerine düşman oldular? Niçin bu savaşlar, bu öfke niye? Bir kıvılcım düşerse insanın içine, bunu körükleyen yoksa eğer, söner kıvılcım? Ama, bunu tüm dünyaya yayan da olur. İşte o zaman sular bile dayanamaz, tutuşur ister istemez. Akıllarda savaş, fikirlerde öfke. İnsanoğlu bulduğuna göre bir televizyonu, bir radyoyu; hani onlar da nasiplerini alır bu darbeden. İnsanlar bazen bu hıncını ve aklını karıştıran her şeyin acısını başkalarından çıkarmak ister. Bunun kolay yolunu bulan insan, sanki eklemiş tüm duygularını yaptığı her alete. Bu işten payını en çok televizyon almış olmalı ki insanoğlu içindeki kızgınlığı dışarı vurmak için televizyonu seçmiş. İnsanın içindeki kızgınlığı dışarıya vurma isteği arttıkça ekmek girmeyen eve bile girmiş televizyon. İnsanları hayali kişiliklere hayran olma duygusu sarmış bir örümcek ağı gibi. İnsanlıktan mahrum o kutu almış tüm insanlığı içine. İnsana, olmadık hayallerini yaşatır olmuş. Küçük bir çocuk görürüz ya bazen sokakta, hiç yoksa yaratır tabancayı tahtadan bile olsa. Evet, tahtadan bile olsa kim bilir kaç kişiyi öldürür hayalinde. Tahta tabancanın tetiğine bastığı an kim bilir kimin rolünü oynuyordur akşam televizyonda izlediği. Şimdi daha iyi bilinen bir gerçektir mermilerin neden kolay işlediği beynimize. İnsan öfkesini arttırmak için paylaşıyor her halde. İnsan neyi daha çabuk öğrenmek isterse onu kazır hafızasına. Bu çocuklar neden silahlara özeniyor kitaplara değil de? Neden ölüme ve öldürmeye özeniyorlar yaşamaya ve yaşatmaya değil de? Kim bilir kaç dizide mutluluktan bahsediyordur, kaç haberde sevgiden; ama o kim bilir hangi kabadayıya özeniyordur günde yüzlerce insanın kanını gözünü kırpmadan akıtabilen. Onların gözünde bir kahramandır silah taşıyan, adam öldüren…ve bunları yapmak bir kahramanlıktır. Daha öfke sözcüğü kavramlaşmamışken zihinlerinde şimdi daha iyi anlaşılıyor küçücük hayallerin niçin kocaman öfkelerle dolduğu. Daha kaç kişinin canını yakacak bu terör? Ya da duymadık kaç kişi kalacak bu işkenceleri? Daha kaç ahlar çekilecek? Duymadık hangi dağ, hangi taş kalacak? Hangi kurtlar inecek vadilerinden dişlerinin arasındaki şiddeti göstermek için? “Güçlü adam.” desinler diye sırada kaç genç var özendirilecek? Akıllara sığmayan bu sevgi kime? Kime, gösterilen bunca saygı? Hangi rütbeliye ya da Mehmetçiğe? Onlara da böyle bir saygı duyuluyor mu acaba? Reytingleri tavan yapan bu kan kusturucu programlara bu kadar gurur niye? Herkesin silah ve şiddetle bu kadar bütünleşmesi zamanın suçu muydu, yoksa zaman durmuş, insanlık kara cahilliğin ortasında mı kalmıştı? Akıllara durgunluk veren bu anlayış neden bu kadar anlaşılmazdı? Televizyon sadece bir makine değil benim gözümde. İnsanlık tutsak ona. Hangi beyin inkâr edebilir bunu? Hayali kişiliklerde yaşanmadığını hangi dil söyler? Bilinçaltımıza işleyen bu şiddeti televizyon getirmişse bu zamana dek, bundan sonra götürecek olan yine televizyondur.

3 Yorumlar

Yazıcı Dostu Sayfa Terimi arkadaşına gönder İnsan Sevgisi [Soruluk Metinler]

Kitaplar; bir zaman bana, insanları sevmek lâzım geldiğini, insanları sevince tabiatın, tabiatı sevince dünyanın sevileceğini, oradan yaşama sevinci duyulacağını öğretmiştiler. Hayır şimdi insanları kitapların öğrettiği şekilde sevmiyorum. Şiirler, romanlar, hikâyeler, masallar bana bu ilmi tahsil ettirmişlerdi. Beyinin vapurdan iner inmez çantasını kapan uşaktan iğrenmemeyi, sabahleyin altı buçukta tabiatla kavga için sokağa fırlamayan adamın çalışmadığını kendi kendime öğrendim. Ama şu sabahleyin altı buçukta tabiatla kavga için sokağa fırlamayan adam, isterse akşama kadar insanları aldatmak için didinsin. Kaç para eder? Gözümde, milyonu da olsa, kalp para ile metelik etmez.

Yorumlar ?

Yazıcı Dostu Sayfa Terimi arkadaşına gönder İnsanoğlu [Şiirler]

Hayat bu ya dostum İnsan bir ağaç misali... Yağmur zerreleri gibi dertlerin Biri biner dalımıza Diğeri iner... Kim bilir daha neler neler Düşecek dalımıza. Belki çiğ, belki dolu, belki kar. Bu kısır döngü böyle süreer gider. İnsanız ya çekeriz derdi çileyi. Ak dolsa da saçlarımız Biz hep kaderimizi yaşarız. Dedik ya insan bir ağaç misalidir Yüklenir dertleri yük yük. Yıkılmadan, sallanmadan Taşır yükünü sırtında Teslim yerine varıncaya dek. Sinan SAYILIR

1 Yorumlar

Yazıcı Dostu Sayfa Terimi arkadaşına gönder İPE UN SERMEK [Deyimlerin Öyküsü]

İPE UN SERMEK (İstenilen işi yapmamak için çeşitli bahaneler uydurmak, güç koşullar öne sürmek, güçlük çıkarmak anlamında bir deyim.) Nasreddin Hoca’nın, aldığını bir türlü geri vermeyen ya da kırık dökük, delik, kopuk, sakat olarak geri getiren bir komşusu Hoca’dan bir gün urgan ister. Hoca da ‘Bizim hanım biraz evvel urganın üzerine un serdi, veremeyiz.’ Der. Komşusu güler;’Aman hocam, hiç urgan üstüne un durur mu, ipe un serilir mi?’ diye sorunca, Hoca cevabı yapıştırır. ‘Neden serilmesin. Vermeye gönlüm olmayınca, ipe un da serilir elbet.’

Yorumlar ?

Yazıcı Dostu Sayfa Terimi arkadaşına gönder Iraklarda Kalan IRAK [Şiirler]

Iraklarda Kalan I R A K Tüm renkleri unutturmak istercesine Kara bulutları dost edinerek Ayaklara takılacak zincirlerle geldiler Başlara geçirilecek çuvallarla… Yürüme! Konuşma! Düşünme! Direnme! En sonunda da “Yaşama!” buyruğu verircesine Ölümü çekecek fotoğraf makineleriyle geldiler. Kana boyanacak topraklar vardı. Demokrasi(!) için alınacak canlar… Namusuna göz dikilecek kadınlar vardı. Onuru ayaklar altına alınacak erkekler… Her zamanki gibi çocukları da düşünmüşlerdi; Misket oynayan çocuklara atılacak Misket Bombaları… Bir çırpıda savruldu külleri çocuksu dünyaların. Aynadaki yansıması ağladı bizden önce Ağladı ve sustu. Susadı mavinin özgürlüğüne; Kimse bilmedi. Haykırdı yalnızlığı, yoksunluğu; Kimse duymadı. Özgür olmaktı tek isteği, Kafdağı\'nın ardında değildi hayalleri. Çocukça yaşamaktı özlemi. Gökyüzü hep mavi olsun istiyordu. Kırlar yemyeşil, papatyalar sarı beyaz; İnsan yüzleri pembe pembe… Tüm renkleri unutturmak istercesine Kara bulutları dost edinerek geldiler. Bulutlar kara. Petrolün rengi, kara… Özgürlüğe vurulacak zincirler vardı; Haykırışları susturacak çuvallar… Uygarlığın beşiği bir toprak vardı yakılacak Uygar(!) ülkenin petrol aşkı adına, Ezilecek yürekler vardı, kırılacak direnişler… “Baba”dan kalan mirasa eklenecek miraslar vardı. Tırnak geçirilecek boğazlar… Tüm dünya hükümetlerinin derin sessizliğinde Acı acı haykıran bir Irak vardı. Sustu o Irak, onlara dokunmayan yılan bin yaşarken Sustu. Haykırışlar Dicle’de boğuldu. Iraklarda kalan bir IRAK var şimdi, Sesi duyulmayan, sesine kulak tıkanan. Iraklarda kalan bir IRAK var şimdi, Kandan ve gözyaşından denizi olan… [i]Ozan Aydın[/i]

6 Yorumlar

Yazıcı Dostu Sayfa Terimi arkadaşına gönder İSİMSİZ [Deneme]

kendim başıboş bir ruh alemimde dolanıp duruyorum içimde Afrikalı çocukların açlığı kaderlerinin karası ve tenlerine yansıması bir iç çekiş kömür karası biçare gözler hayal ettiğiniz müddetçe yaşarız diyen aldırmayan gönüller ve gerçekler değişmeyen bir kader şirin 55

Yorumlar ?

Yazıcı Dostu Sayfa Terimi arkadaşına gönder Isimsiz [Şiirler]

ben yağmur yüklü bulutum güneş ısısını doldurdukça içime buharlaşır duygularım görmek istemiyorum seni güneş git ben yalnızlıklar içinde kalmalıyım demirlemeliyim kendimi yalnızlığa rüzgarlarla uçuşmalı saçlarım gözlerimde damlalar olmalı ben yağmur yüklü bulutum hüznüm buğulaşır ama dökmeye korkar damlalarını ben yağmur yüklü bulutum şirin 55

Yorumlar ?

Yazıcı Dostu Sayfa Terimi arkadaşına gönder ISSIZIM [Şiirler]

ISSIZIM Issızlığımın ortasında Buz tuttu yüreğim Titreyen ruhumu ısıtacak Bir nefese hasret Ama sen yoksun Zaten hiç olmadın da Şimdi ıssızım SiirseL

2 Yorumlar

Yazıcı Dostu Sayfa Terimi arkadaşına gönder İyiki Doğdun Efendim!!! [Deneme]

Sevgili! Sen gitmiştin... Koyup bir başımıza, bırakıp pak ellerimizi, gurbetlerine salmıştın bizi. Yetim kaldık, öksüz kaldık ve ellerimiz kirlendi yokluğunda... Sen gitmiştin... Ayrılıkların dilini hece hece ağlıyoruz şimdi. Akşamlar iniyor dağlara ve hasretimiz yankılanıyor yamaçlarda. Sevgili! Nasıl iltica edelim sana ; huzuruna nasıl varalım, yalvaralım?!. Ve duyurabilsin mi sesini!?. Efendim, duyar misin sesimizi?.. Sevgili! Sen aşk ikliminde sultan, sen güzellik şahikasında dolunay, sen vefa göğünde hilal. Biz bir bakışının dilencisi, biz dolunay tutkunları, biz bayramı gözleyen oruçlar. Güzellik ordusunun hakanı sen, gam ruzigârinda gedalar biz. Sen imrenme, biz ayıplanma. Sen özüsün varlığın ve biz varlık iddiasında küstah yoksullar. Sen sabah yıldızlarının ışığı, biz gaflet uykusunda kervancı. Dert ve keder denizinde çığlık çığlığayız biz, kumrular ve bülbüller seni bestelemekte oysa. Çığlıklarımızı bestelere karıştırıver efendim, düşkünlerine, savrulmuşlarına kulak ver. İtivermezsin elinin tersiyle bizi, değil mi efendim?.. iskender pala -----

Yorumlar ?

Yazıcı Dostu Sayfa Terimi arkadaşına gönder İyilik Duygusu [Öykü]

Çölde konaklayan adamın yanına fukara bir kişi yanaşır.Karnının aç olduğunu söyler.Adam yanınnda ne varsa onunla paylaşır.Bir de yatak verip yatmasını sağlar.Sabah olduğunda fukara adamın deveyi alıp kaçtığını görür ve arkasından bağırır.Ekmeğimi yedin helal olsun,suyumu içtin helal olsun,devemi aldın helal olsun;ama içimdeki iyilik yapma duygumu aldın işte o haram olsun.

1 Yorumlar

Ne Demiş Atalarımız?

Dosya Gönder


YARDIM (VİDEO)

Tiyatro-Skeç