Giriş

Kullanıcı Adı:

Şifre:

Beni Hatırla



Şifremi Unuttum

Hesap Oluştur!

Google Tanıtımları

.::. Herokulalazim.com Sitemiz Kuruluşudur .::.

Ana Sayfa > Dağarcık > Y > YOL Dağarcık
Harf Dizini
A | B | C | D | E | F | G | H | I | J | K | L | M | N | O | P | Q | R | S | T | U | V | W | X | Y | Z | Diğer | Hepsi
Kategori Arşivi
Berceste [16] | Deneme [51] | Deyimlerin Öyküsü [6] | Din [0] | Edebiyat Notları [0] | Etimoloji Notları [9] | Etkili Öğretim [4] | Fıkra (Mizahi) [8] | Güzel Sözler [7] | Kitap Notları [2] | Makale [5] | Öykü [16] | Roman Notları [6] | Şairlerimiz [13] | Şiir Bilgisi [0] | Şiirler [92] | Soruluk Metinler [19] | Tarih [6] | Yazarlarımız [1] | Tüm kategoriler [261]
Kategori: Öykü

Yazıcı Dostu Sayfa Terimi arkadaşına gönder YOL

Tanım:

Bu defa farklıydı yol,daha canlı,daha sahici.Motosikletin sesi yola ,yol hayallerine karışıyordu.Yol çizgisi;sağ tarafı başka bir alem,solu bambaşka.O çizginin sağına geçmemeliydi,tıpkı hayat gibi,yoldan çıkmamalıydı asla.Zira yoldan çıkanın iflah olduğu görülmüş şey değildi.rüzgarı hissetti derinden,dikiz Aynasına baktığında saçlarının uçuştuğunu fark etti.Sinekler çarpıyordu yüzüne,o ise kulaklık kulağında müzik dinliyordu en yabancısından.Motosikletin hız göstergesi arttıkça müziğin sesiyle motorun sesi karışıyordu birbirine…
Yanlarından bir otobüs geçiyordu ve içindeki yolcular tuhaf tuhaf bakıyorlardı,bu deliler de kim dercesine.Havanın bozuk olması da bunda etkili olabilirdi.Oysa genç kız onların yerinde olmak istemiyordu hiç,zaten yıllarca binmişti otobüslere,nice yollar aşmıştı .Bu yolculuklarda nice insanlarla tanışmak zorunda kalmıştı,acaba kaçının simasını hatırında kalmıştı? Otobüsdeyken kurduğu hayallerle şimdiler arasında ne büyük farklar vardı.Sonra menzile Varır hayalleri biterdi çünkü Sabahın ilk ışıklarıyla Varırdı deniz ülkesine.Havanın rengine göre denizin rengi de değişirdi o memlekette ve hava hep isli puslu olurdu.Alışsa o yere onda oraya ait olamama hissi hasıl olurdu her daim.Yol kenarında inip kimseciklerin olmadığı saatlerde, o cılız vücuduyla taşıdığı valizler vardı bir de ve gönlünde fazlaca hüzün.Yurdun soğuk binaları,kesif kokulu daraşmalık odaları ve tanıma çabası göstermeyeceği bir sürü çehre…
Hafif bir sarsıntıyla kendine geldi birden.Sonra daha sıkı sarıldı abisine, yani her zaman hayatında Var olacağına ve her daim sevebileceğine inandığı biricik insana.Halbuki çocukken varlığından hiç de hoşnut değildi,demek kıymet bilmek için büyümek gerekiyordu.
Kulağındaki yabancı müzik gibi hayatı da ona ne kadar yabancıydı.Hangi hayat gerçekti ki?Dünya hayatı bir eğlenceden ibaret değil miydi? Bu yabancılığın sebebi bu dünyaya ait olmamamızdan istesek de olamamamızdan olsa gerekti.Sahici şeylerin başka bir alemde olduğunu bile bile yaşamaktandı .Yine de yaşıyoruz çok şükür diyorduk,”yorgunluğumuzun yaşamak gibi bir anlamı Var”dı.
Yağmur çiseliyordu inceden,yaz günü bu Yağmur da neyin nesiydi? Kirpiklerine düşen Yağmur damlaları, kaybettiklerinin ardından döktüğü gözyaşları gibiydi.Gözünün önündeki bir damla babası oluverdi.Olanca gerçekliğiyle dikilivermişti karşısına,geç vakit eve gelmiş,ayakkabıları kapının önünde kalmıştı.Bir hayal gibi,yitikti ve uzakta kalmıştı…Dürüst,merhametli ve adaletli,onu anlatacak çok kelime vardı da bundan başkasına gerek yoktu.Ölüm ne garip şeydi ve sebep olduğu acının kaderi yaşanmaktı;elbet bir gün kavuşacaklardı,Belki bilinmedik zamanlarda ve o vakit bedenlerinin ağır yükünden de kurtulmuş olacaklardı.
Bu hayattaki yegane gerçeklik ölümdü ve bunun verdiği acı neyle kıyaslanabilirdi? Belki bir parça Aşk acısıyla,ikisi de son bulunca hiç yaşanmamış gibiydi.Birinde Var olanın yok olduğunu,diğerinde ise Var olmasına rağmen yok olduğunu kabullenmek gerekti.Her şeyin bir sıfatı vardı dünyada lakin ölümün bir sıfata ihtiyacı yoktu,olsaydı da ona en çok yakışan “hayırlı ölüm” olurdu.Herkes kusursuz Aşkı arayadursun kimsecikler kusursuz ölümü aramıyordu zira ölüm gibi salt gerçekliğe kusursuzluk vasfı yakışmazdı.
Peki ya kusursuz Aşkı bulan Var mıydı? Bulamadıkları aşikar…insanlar her şeyin sahicisinin başka alemde olduğunu söylediler de Aşkın burada olduğunu mu sandılar yoksa? En büyük ve sonsuz Aşkın O’na olan Aşk olduğunu bilmek için böyle yaratıldığını neden anlamadılar?
Bir köpek sesiyle irkildi,şu mahluklar içinde en sevmediğiydi.Yol bozuk ,zemin kaygan olduğundan motosiklet yavaş gidiyordu;köpek ise son derece yılışık ve durumdan istifade edercesine onları kovalıyordu.Yol düzene girdiği vakit göle yaklaştılar,bu gölün yeşil başlı ördekleri eksikti.Sanki gezmek değil de fotoğraf çekmek için gelmiş bayağı insanlar topluluğuna ilişti gözleri,fotoğraf makinesini icat eden ne büyük sevap kazanmıştı kim bilir? Bir tarafta gölü gezen sosyetik ve samimiyetsiz insanlara inat diğer yanda ineklerini otlatan kendi hallerinde mutlu köylüler görülmeye değerdi.Evet, mutluluk makam mevki de değil gönüldeki huzurda saklıydı ,çok kıymetli bir nimetti yani.
Gölün üstünde duran kalp şeklindeki büyükçe yapraklar Belki de nilüferdi,köklerinin suyun içinde olduğu dikkatli nazarlarla anlaşılabilirdi ancak.Mutluluğun resmini yapmaya kalksa bu yaprakları arka fona eklenebilirdi.Biraz dinlenmek için oturduğu bir vakit manzara karşısında tefekküre daldı.Yüce Yaratıcı ne muhteşem şeyler yaratmıştı ve onlar ne kadar güzel bir memlekette dünyaya gelmişlerdi.Büyük bir sanatkarın ince nakışlarla yapraklarını işlediği bir kelebek yanındaki dikenin üstüne kondu ve ona hayranlıkla bakarken aynı zamanda içi burkuldu.Böyle güzel bir varlığa neden bu kadar az bir ömür biçilmişti,o bu durumdan şikayetçi miydi ve acaba merkep çok yaşadığından memnun muydu? Gülümsedi,yine gereksiz bir sürü soru takıldı aklına.
Yola devam ettiler…Akşama varacaklardı varmasına ama aslında yolun bitip bitmemesi o kadar da mühim değildi.Zira,hayat boyu hep bir yerlere gitmek ve oralardan dönmek gerekecekti;yol boyunca da durduğu duraklardaki insanlarla bir iki kelam edecek, sonra ruhuna yakın buldukları bazı zamanlar anımsayacaktı.Geriye ise “hoş bir seda” kalacaktı…
Referans: Aysun K.

Ekleyen: AysunK, Tarih: 28-Oct-2010 19:33. | Şimdiye kadar 1239 kez okundu.
Yorumların sorumluluğu gönderen üyelerimize aittir. Yorumların içeriğinden, yorumu gönderen üyelerimiz sorumludur.
Gönderen Mesaj

Ne Demiş Atalarımız?

Dosya Gönder


YARDIM (VİDEO)

Tiyatro-Skeç