Giriş

Kullanıcı Adı:

Şifre:

Beni Hatırla



Şifremi Unuttum

Hesap Oluştur!

Google Tanıtımları

.::. Herokulalazim.com Sitemiz Kuruluşudur .::.

Ana Sayfa > Dağarcık > S > SEVGİSİZLER YÜZYILI Dağarcık
Harf Dizini
A | B | C | D | E | F | G | H | I | J | K | L | M | N | O | P | Q | R | S | T | U | V | W | X | Y | Z | Diğer | Hepsi
Kategori Arşivi
Berceste [16] | Deneme [51] | Deyimlerin Öyküsü [6] | Din [0] | Edebiyat Notları [0] | Etimoloji Notları [9] | Etkili Öğretim [4] | Fıkra (Mizahi) [8] | Güzel Sözler [7] | Kitap Notları [2] | Makale [5] | Öykü [16] | Roman Notları [6] | Şairlerimiz [13] | Şiir Bilgisi [0] | Şiirler [92] | Soruluk Metinler [19] | Tarih [6] | Yazarlarımız [1] | Tüm kategoriler [261]
Kategori: Deneme

Yazıcı Dostu Sayfa Terimi arkadaşına gönder SEVGİSİZLER YÜZYILI

Tanım:
Pulitzer ödülü sahibi Chris Hedges yaşadığımız yüzyılı “Anlık Hazlar Çağı” olarak adlandırıyor. Son 10-15 gündür gazeteye, televizyona baktıkça, yollardaki reklam panolarını gördükçe Hedges’in “Anlık Hazlar Çağı” tanımlaması geliyor aklıma. Malumunuz bu yıl da modern çağın kutsal bayramlarından olan “Sevgililer Günü”nü idrak ediyoruz. Her yerde, günümüzün her anında bu münasebetle yapılan propagandalara yani reklamlara maruz kalmaktayız. Bana Hedges’in tanımlamasını hatırlatan işte bu reklamlar…
Sevgililer Günü’nün tarihi gelişimi ya da bu günün bizim kültürümüzle olan münasebeti üzerinde durmayacağım. Bu günün bizim kültürümüzle alakası olmadığını düşünen ve onu reddedenlerin aksine “Sevgililer Günü” ifadesi bana olması gerektiğini hissettiğim olumlu, güzel şeyler çağrıştırıyor. Fakat yalnızca ismiyle!..
Bilindiği üzere “sevgi” sözcüğü maddi olmayan yani soyut olarak adlandırdığımız manevi bir şeyi ifade eder. Zaten TDK da sevgiyi “İnsanı bir şeye veya bir kimseye karşı yakın ilgi ve bağlılık göstermeye yönelten duygu.” olarak tanımlamış. Oysa çağımız; dokunulabilecek, görülebilecek, tadılabilecek, elde edilebilecek olana yani somut-maddi olana kıymet veren bir çağ. Bu çağda soyut-manevi olanın yani beş duyu organıyla algılanamayan, somut olarak elde edilemeyen şeylerin pek bir kıymeti de yok. Çağımızın zihniyeti bu olduğu için veya manevi olanı anlayamadığımızdan soyut olanı somutlaştırma yoluna gidiyoruz yani manevi olanı küçük maddi hazlara dönüştürüyoruz. Bu, davranışlarımıza, yaşam tarzımıza hatta söylemlerimize kadar işlemiş durumda. Bu nedenle artık telaşlanmıyor ‘panik yapıyoruz’, âşık olmuyor ‘Aşk yapıyoruz’ , hoşlanmıyor daha somut olan ‘elektrik almayı’ tercih ediyoruz.
Çağımızın gereği olarak “sevgi” kavramına da böyle yaklaşıyoruz ve bakın ortaya ne çıkıyor:
Eğer ki “sevgi” sahibi iseniz karşınızdaki kişiye sevgi sahibi olduğunuzu mutlaka somut olarak göstermek zorundasınız. Çünkü bu çağda dokunulamayanın, elde edilemeyenin “değeri” yoktur. Dolayısıyla değeri olmayanın varlığı da bir şey ifade etmez. Efenim, yüzyıllardır soyut olanı göstermeyi başaramayan âdemoğullarının yapamadığını siz nasıl mı yapacaksınız. Düşündüğünüz şeye bakın bundan kolay ne Var!
Sevgilinizin sizi hatırlaması için sevgiliye özel dijital takvimli çerçeve,
Sevgi dolu anlar için beş yıldızlı tatil,
Aşkınızda pürüz kalmasın istiyorsanız epilasyon aleti,
Aşkınızı ölümsüzleştirmek için fotoğraf makinesi- kamera,
Sizi daima hatırlasın, sevdiğinize tek taş yüzük alın ona tek olduğunu hissettirin,
Siz susun bırakın çiçekler konuşsun, sevdiğinize çiçeği taze taze … kargoyla gönderin,
Bütün bunları yaparken Sevgililer Günü’ne özel altı taksit yapan şu kartı kullanın!
Bütün bu ifadeler birkaç gündür bizi her taraftan kuşatan on binlerce reklamdan yalnızca birkaçı. Reklamlar, çağımız insanına –yani bize- kısaca şunu söylüyor: Eğer bunları yaparsanız “sevgi” sahibisiniz aksi halde sevdiğiniz kişi sevginizi hissedemez ve azıcık paraya kıyamamanız dolayısıyla bir çuval inciri berbat etmiş olursunuz.
Diyeceksiniz ki hediyenin nesi kötü, insanlar sevdiklerini göstermek istiyorlar. İşte tam ben de onu söylüyorum. Göstermek, dokundurmak, tadına baktırmak zorundasınız hem de sevginin bile!
Acaba içinizde “sevgi” sözcüğünün soyut(maddi olmayan) bir kavram olduğunu hatırlayan Var mı?
Geçenlerde ülkemizin şair-filozoflarından(!) biri şöyle diyor: “Bu çağda platonik Aşk diye bir şeye inanmıyorum. Çünkü elde edilemeyecek, ulaşılamayacak bir şey yok!”
Beyefendi ne platonik Aşkı “Aşk” diye bir şey Var mı?
Sayın Okuyucu,
Aşkın Var olduğunu düşünüyorsanız “Var” yazın, yok olduğunu düşünüyorsanız “YOK” yazın bilmem kaça gönderin. Oylamanın sonucu ne işe mi yarayacak, Aşkın Var olduğunu ispatlayacağız. Tıpkı sizin sevginizi ispatladığınız gibi!
Referans: Ömer LİV

Ekleyen: ademoglu, Tarih: 14-Feb-2010 12:17. | Şimdiye kadar 707 kez okundu.
Yorumların sorumluluğu gönderen üyelerimize aittir. Yorumların içeriğinden, yorumu gönderen üyelerimiz sorumludur.
Gönderen Mesaj

Ne Demiş Atalarımız?

Dosya Gönder


YARDIM (VİDEO)

Tiyatro-Skeç