Giriş

Kullanıcı Adı:

Şifre:

Beni Hatırla



Şifremi Unuttum

Hesap Oluştur!

Google Tanıtımları

.::. Herokulalazim.com Sitemiz Kuruluşudur .::.

Ana Sayfa > Dağarcık > B > BU DA MI GELECEKTİ BAŞIMIZA Dağarcık
Harf Dizini
A | B | C | D | E | F | G | H | I | J | K | L | M | N | O | P | Q | R | S | T | U | V | W | X | Y | Z | Diğer | Hepsi
Kategori Arşivi
Berceste [16] | Deneme [51] | Deyimlerin Öyküsü [6] | Din [0] | Edebiyat Notları [0] | Etimoloji Notları [9] | Etkili Öğretim [4] | Fıkra (Mizahi) [8] | Güzel Sözler [7] | Kitap Notları [2] | Makale [5] | Öykü [16] | Roman Notları [6] | Şairlerimiz [13] | Şiir Bilgisi [0] | Şiirler [92] | Soruluk Metinler [19] | Tarih [6] | Yazarlarımız [1] | Tüm kategoriler [261]
Kategori: Berceste

Yazıcı Dostu Sayfa Terimi arkadaşına gönder BU DA MI GELECEKTİ BAŞIMIZA

Tanım:
Geçenlerde telefonuma bir reklam Mesajı geldi. Sayın abonemiz bilmem ne yaz bilmem kaça gönder, çoluğun çocuğun, hısım akraban nerde dolanıyor, ne halt karıştırıyor sana dakika dakika haber verelim. “Vay canına, bu da mı olacaktı!” dedim. Mesaj beni aldı birkaç yıl öncesine götürdü. Rambo’nun okla helikopter düşürdüğü, Bruce Lee’nin kedi gibi tıslayarak yüz adamın ödünü kopardığı, bizim de konu komşu toplanıp ağzımız açık hayretler içerisinde kalarak izlediğimiz yıllara…
Çok değil on küsür sene kadar önceydi. Cep telefonu denen bir aletin varlığını biz de duymuştuk. Lakin kendisini görmüşlüğümüz de yoktu. Etrafta; “Ufacıkmış, elinde gezdiriyormuşsun, kablosu falan da yokmuş!” kabilinden rivayetler dolaşsa da biz, doğrudur hem de adamı uçuruyormuş, gibisinden dalgamızı geçiyorduk. Ta ki bir gün arkadaşın biri elinde bir, bir buçuk kilo ağırlığında bir makineyle çıkageldi. Cebinden kartvizit boyutunda bir kart çıkarttı, makineye taktı. Bir iki düğmesine bastı. Bu arada biz, bir yandan dalga geçiyoruz bir yandan da merakla arkadaşı izliyoruz. Arkadaş bizi bu makinenin telefon olduğuna ikna etmeye çalışıyor fakat nafile, bizim inanmaya hiç niyetimiz yok. Tamam, elde taşınan bir telefon olabilir fakat olsa olsa Amerikan Başkanındadır veya James Bond kraliçeyi aramaktadır vesair…
Arkadaş bir iki kişiyle iddiaya girince makinenin marifetlerini döktürmeye başladı. Önce sırasıyla makineye kulak verdik. Hakikaten de “dııııt!” diye telefon sesi çıkarıyor, vay canına, ama pes etmek yok. Kaset kaydı olabilir! (Bu arada aranızda kaset gören Var mı ey okuyucu!) Sonra arkadaş karşı binadaki evini aradı, kardeşine cama çıkmasını söyledi. O da ne! Kardeşi anında camda, el salla diyor adam el sallıyor, sağla solla, bir kez daha derken, biz hepten neye uğradığımızı şaşırıyoruz. “Olmaz, olabilemez annemin sesini duymadan inanmam!” Bu son itiraz benden, bizim ev birkaç sokak uzakta. Arkadaş kazanacağı dondurmaların hatırına ona da eyvallah diyor. “Alo, alo… Anne Sen misin?”
Arkadaş; “Nabeeer! N’oldu, rengin soldu! Alın lan dondurmalarımı!”diye zafer çığlıkları atarken bizdeki iddia hırsı yerini şAşkınlık ve hayranlığa bırakıyor. “Bizim evi de arayalım mı laan! Nerden buldun bunu? Bi ver oğlum bakcam sadece!” gibisinden cümleler hatırlıyorum şimdi.
Şuan bunu okuyanların çoğu “Vay canına, adam herhalde yüz yıl öncesinden bahsediyor!” diyecek. Tabi 3G’yle, internetle büyüyenler için bu anlattıklarımın Kızılderililerin dumanla haberleşmesinden farkı yok. Bir nevi mitoloji. Fakat işin daha garip yanı şu ki; biz cep telefonsuz nasıl yaşıyormuşuz, nasıl haberleşiyormuşuz, bir yerde nasıl buluşuyormuşuz benim de aklım almıyor şimdi. Sahi hatırlayan, bir açıklaması olan Var mı?
Cep telefonu, cep bilgisayarı, internet daha birçok teknoloji ürünü artık hayatımızın vazgeçilmez bir parçası. İstesek de istemesek de… Ömrü vefa edip de yaşayacak olanlar her yeni günde başka bir yenilikle tanışacaklar. Bunlar güzel gelişmeler fakat benim kafamı kurcalayan soru şu:
Yüzlerce kilometre birkaç dakikada alınabilirken, insanlar bir iki tuş uzağımızdayken, sözün kısası istediğimiz insana, istediğimiz yere ulaşmak bu kadar kolayken neden hiç vaktimiz yok? Neden ağız tadıyla uzun muhabbetler edemiyoruz? Neden küçükken bize uzun masallar anlatan dedemizi görmeye bir türlü vakit ve imkân bulamıyoruz?
Yoksa teknoloji hayatımızı kolaylaştırıyor fakat bize yaşayacak vakit mi bırakmıyor?
Referans: Ömer LİV

Ekleyen: ademoglu, Tarih: 24-Oct-2009 11:25. | Şimdiye kadar 1174 kez okundu.
Yorumların sorumluluğu gönderen üyelerimize aittir. Yorumların içeriğinden, yorumu gönderen üyelerimiz sorumludur.
Gönderen Mesaj

Ne Demiş Atalarımız?

Dosya Gönder


YARDIM (VİDEO)

Tiyatro-Skeç