Giriş

Kullanıcı Adı:

Şifre:

Beni Hatırla



Şifremi Unuttum

Hesap Oluştur!

Google Tanıtımları

.::. Herokulalazim.com Sitemiz Kuruluşudur .::.

Ana Sayfa > Dağarcık > T > TÜRGLISH Dağarcık
Harf Dizini
A | B | C | D | E | F | G | H | I | J | K | L | M | N | O | P | Q | R | S | T | U | V | W | X | Y | Z | Diğer | Hepsi
Kategori Arşivi
Berceste [16] | Deneme [51] | Deyimlerin Öyküsü [6] | Din [0] | Edebiyat Notları [0] | Etimoloji Notları [9] | Etkili Öğretim [4] | Fıkra (Mizahi) [8] | Güzel Sözler [7] | Kitap Notları [2] | Makale [5] | Öykü [16] | Roman Notları [6] | Şairlerimiz [13] | Şiir Bilgisi [0] | Şiirler [92] | Soruluk Metinler [19] | Tarih [6] | Yazarlarımız [1] | Tüm kategoriler [261]
Kategori: Berceste

Yazıcı Dostu Sayfa Terimi arkadaşına gönder TÜRGLISH

Tanım:
Şimdi Türglısh zamanı! Benden duymuş olmayın ama Türglısh bilmeyen ele güne rezil olur, derdini anlatamaz da cahil yerine konur maazallah! O da neymiş yahu, demeyin. Aslında az çok hepimiz Türglısh biliyoruz. Türglısh bir dil, yaşayan bir dil, hem de Türkiye’de yaşayan bir dil! Yeni icat edilmedi ama pek de eski sayılmaz.
Hepimiz Türglısh biliyoruz dediysek de her konunun olduğu gibi bunun da uzmanları Var. Bu dilin uzmanları öyle kelli felli profesör falan da değiller üstelik. Bu müstesna dilin uzmanları aramızda yaşıyor. Gazete ve televizyonlarda da sık sık boy gösterip vatandaşlara bedavadan telaffuz, tonlama, vurgu, mana incelikleriyle dolu hitabet örnekleri sunuyorlar ki yeme de yanında yat. Kulaklarımızın pası siliniyor yahu! “İyi güzel de bugüne kadar bu dili biz niye duymadık?” dediğinizi duyar gibiyim. Ben şimdi birkaç örnek sununca; bu dili biz de biliriz hem az çok uzmanı da sayılırız evelallah, deyip kendinizle gurur duyacaksınız. Gelelim dilimizin kurallarına ve bu kuralların örneklerine:
Türglısh öğrenmesi kolay bir dildir. Genel kuralı şöyle formüle edebiliriz: TÜRKÇE+İNGİLİZCE/2=TÜRGLİSH

Yani önce biraz Türkçe öğreniyoruz. (Televizyonlardan da öğrenebilirsiniz.) Sonra da yabancı dizilerden sağdan soldan az biraz İngilizce öğreniyoruz. Edindiğimiz engin bilgileri harmanlayıp (biz buna iki dilin birbirine karıştırılması, pardon sentezlenmesi diyoruz.) başlıyoruz konuşmaya! Ortaya çıkan aslında pek bir şeye benzemiyor ama olsun. Korkmayın, çok zorlanmazsınız, zamanla dilinize yapışır –pardon- yani diliniz alışır. Haydi başlayalım.
yalnızca Türkçe bilen -cahil demeye dilimiz varmıyor- okuyucularımız için diyaloglardan sonra parantez içinde Türkçe karşılıklarını da veriyoruz.
İki öğrenci sınıflarının kapısında bekleşmektedir:
-Bizim Türkiş tiyçır geliyor oğlum, kızcak şimdi bak. Gir sınıfa! Kam on! Kam on! (Sevgili arkadaşım. Türkçe dersi öğretmenimiz geliyor. Sen hala koridorda olduğun için sana kızabilir. Sınıfa girmelisin.)
-No panik! Kuul ol kızım, bizim ders mat… (Sakin ol arkadaşım. Bizim dersimiz Matematik olduğu için benim kapıda olmam Türkçe öğretmenimizi ilgilendirmez.)
Bir başka örnek:
Bir öğrenci sınavdan çıkmıştır, arkadaşıyla sınavı değerlendirmektedir:
-Kanki kağıdı karşımda öyle görünce çüş falan oldum yâni. Oğlum bu iş bizi kasar dedim, fenâ göçeriz dedim, bay dedim yâni.
(Sınav kağıdındaki sorular çok zordu. Biraz göz gezdirince soruları çözemeyeceğimi anladım ve soruları çözmeye çalışmaktan vazgeçtim.)

Sokaklardaki konuşmalardan, televizyondan, internetten kısacası hayatımızdan örneklerimizin birkaçına daha binlercesini ekleyebiliriz fakat bu kadar gülümseme şimdilik yeterli. Konuşulan bu bozuk Türkçe genel olarak İngilizcenin cümle yapısıyla Türkçe konuşmaya çalışmaktan, yabancı sözcüklerin –anlamı pek bilinmese de- çokça kullanılmasından ve yabancı dile özentiden kaynaklanıyor.
Özellikle gençlerimiz bu bozuk Türkçeyle konuşuyor görünse de hepimizin dilinde az çok yer edindiği de bir gerçek. Sokaklarda, caddelerde gördüklerimiz, günlük konuşmalarımız, gazetemiz, dergimiz, yiyip içtiğimiz pek çok şey aslında bize yabancı olan bu dilden bir şeyler taşıyor.

Türkçeyi bu hale sokup öyle konuşanların en büyük mazereti de şu: “Çağımız internet çağı, bu çağda zaman ve evrensellik çok önemli! İngilizce evrensel bir dil, her şeyden önce teknolojinin dili…”
Birincisi; biz dilimizi kısaltarak daha çok bilgiye ulaşmak için zaman kazanmıyoruz, yalnızca daha az sayıda sözcükle konuşup daha çok taklit ediyoruz. Bu da açıkçası daha az düşünmemize neden oluyor. Sözcüklerle düşünceler arasında sıkı bir bağ vardır. Siz düşüncelerinizi kaç sözcükle ifade edebiliyorsanız aslında o kadar da düşünebiliyorsunuz demektir.
İkincisi; yabancı bir dili taklit etmek veya –evrensel olarak gördüğünüz- yabancı bir dille konuşmak sizi evrensel-entelektüel bir birikime ulaştırmaz. Medeniyet dili diye gösterilen bu dilleri konuşmak yeterli olsaydı sömürgeleştirme sonucunda ana dili yerine İngilizce, Fransızca gibi dilleri konuşan Afrika ülkeleri iyi bir noktaya yükselmezler miydi? Bu örnek, yabancı bir dili tam olarak benimsediğimizde ulaşacağımız büyük yeri göstermesi açısından çok manidar...
Son olarak belirtmeliyiz ki; “Yabancı Dillere Düşman Olanlar Cemiyeti!” falan kurmadık. Yabancı dil öğrenmeye de karşı değiliz. Hatta en az bir yabancı dilin öğrenilmesinin gerekli olduğunu düşünüyoruz. Fakat siz anadilinizi öğrenmeden yabancı bir dil öğrenmeye kalkarsanız bunu başaramazsınız. Ortaya ancak iki şey çıkabilir. Ya tamamen yabancılaşır öğrendiğiniz bu dilde düşünmeye ve bu dilin kültürüyle yaşamaya başlarsınız. Böylece Türkçeden, öz kültürünüzden tamamen kurtulmuş olursunuz! Ya da iki dil konuşacağım diye yola çıkar ama yukarıda verdiğimiz örneklerdeki gibi bir dili dahi tam anlamıyla konuşamaz, anlayamaz bir duruma düşersiniz. Bu ikincisi çok onur kırıcıdır sizi yalnızca taklit ederek yaşayan canlılar sınıfına sokar.
Her şeyden önce kendimize saygı göstermeliyiz. Biz bir başkasını taklit edecek kadar aciz durumda insanlar mıyız ki başkaları gibi konuşmaya, yaşamaya çalışıyoruz. Öncelikle kendi dilimizi, tarihimizi, kültürümüzü öğrenmeliyiz. Unutmayın kendini tanımayan hiç kimseyi tanıyamaz. yalnızca aldanır, aldatılır. Aldananların sonu hüsran olur. Kültürümüze ve kültürümüzün en önemli belirleyicisi dilimize sahip çıkabilmek temennisiyle…
Referans: Ömer LİV

Ekleyen: ademoglu, Tarih: 22-Aug-2009 16:20. | Şimdiye kadar 1086 kez okundu.
Yorumların sorumluluğu gönderen üyelerimize aittir. Yorumların içeriğinden, yorumu gönderen üyelerimiz sorumludur.
Gönderen Mesaj
ibici
Gönderilme: 2009/9/21 7:04  Güncellendi: 2009/9/21 7:04
Kayıt: 2007/2/16
İtibaren:
Gönderiler: 3
 Cevap: TÜRGLISH
Size katılıyorum.Çok güzel ifade etmişsiniz. Elinize sağlık.

Ne Demiş Atalarımız?

Dosya Gönder


YARDIM (VİDEO)

Tiyatro-Skeç