Giriş

Kullanıcı Adı:

Şifre:

Beni Hatırla



Şifremi Unuttum

Hesap Oluştur!

Google Tanıtımları

.::. Herokulalazim.com Sitemiz Kuruluşudur .::.

Ana Sayfa > Dağarcık > H > Her Şey Birdenbire Oldu Dağarcık
Harf Dizini
A | B | C | D | E | F | G | H | I | J | K | L | M | N | O | P | Q | R | S | T | U | V | W | X | Y | Z | Diğer | Hepsi
Kategori Arşivi
Berceste [16] | Deneme [51] | Deyimlerin Öyküsü [6] | Din [0] | Edebiyat Notları [0] | Etimoloji Notları [9] | Etkili Öğretim [4] | Fıkra (Mizahi) [8] | Güzel Sözler [7] | Kitap Notları [2] | Makale [5] | Öykü [16] | Roman Notları [6] | Şairlerimiz [13] | Şiir Bilgisi [0] | Şiirler [92] | Soruluk Metinler [19] | Tarih [6] | Yazarlarımız [1] | Tüm kategoriler [261]
Kategori: Öykü

Yazıcı Dostu Sayfa Terimi arkadaşına gönder Her Şey Birdenbire Oldu

Tanım:
—Koca Nineni hatırlıyor musun Ece? Hani fotoğrafını göstermiştim sana…
Tomur tomur başak tarlası baktı ve güldü erik dalı baharda.
—Hıı…
—Onu gördüm bugün rüyamda. Öylesine gerçekti ki!
Gönül yarası, özlemin “nerdesin”i doldu gözlerine, yağdı yağacak…
—Anne kolumu acıttın, asılma böyle böyle!
Birden durdu İpek, eğildi kızının önünde.
—Özür dilerim canım. Alışkanlık işte, hızlı yürüyorum…
—Anne ağlama… Acımadı ki. Ağlama anne…
—Hadi GEL, çakmağıma gaz doldurayım. Bak yanında simitçi de Var. Sana da bana da simit alalım.
İpek iki adım daha attı, Ece de üç adım... “ADIM ADIM NEYDİ ADIM? ” İçi doldu, doldu… Boşaldı… “Kim anlatacak sana
–sevdiğimi- ? Bugün içimde garip bir sıkıntı Var. Farklı diğerlerinden. Kim söyleyecek sana –sevdiğimi-? Sessiz türkülerimi duydular mı ki? Hem pek acıklı olur benim türkülerim.
Benim türkülerimi söyleme kızım.”
İçi doldu,doldu,patlayacak gibi oldu ve boşaldı…
…………………………
Gazeteciler, televizyon kameraları, polis, jandarma, sağlık
ekipleri… Ama kimse, ama kimse ana-kızı,simitçiyi, çakmakçıyı tam olarak toplayamadı yerden. Bir şeyler kaldı, kaldı bir şeyler…
Teröristler İstanbul’da… Ölü sayısı otuz iki… Sayının artmasından korkuluyor… Bombalı saldırılar İstanbul’u kana buladı…
…………………………
Her şey birdenbire oldu. Birdenbire vurdu gün ışığı yere, gökyüzü birdenbire oldu; mavi birdenbire.(1)“Kesik birer kol gibi yalnızdık kızım” -hiçbiri orda yoktu- yalnızdık kızım…
Yalnızlığı çocukluğunda başlamıştı İpek’in. Ayrı yatırdı anası doğar doğmaz. Psikologlar doğrusunu bilmez mi? Ana kokusu duymadan büyüdü. Ninniler duymadı, bilmedi. Ninesine –nine-deyince kızardı
annesi.
—Hanımanne de kızım. Köylü müsün Sen?
Ninesinin nine olduğunu ninesinden öğrenmişti oysa. Sevmesi gerektiği gibi, adam gibi sevdi onu. Ta ki ergenliğe girip de kendine olan güvenini kaybedene kadar… Ve bunun acısını gül yanaklı tombul ninesinden (onu en çok sevmeyi bilenden ) çıkarana kadar… Sevmesi gerektiği gibi sevdi onu.
“Acıların fotoğrafı olur mu? Çığlıkları resmedebilir misiniz? Hadi dönün dönün evlerinize, ben dönemedim,biz dönemedik, siz dönün. Yüreğimden bir parça kaldı kaldırımda, temizleyemediler. Sizler yüreklerinzi temizleyin…”
Tahta bavulda sakladığı üç arşın kefeni hazırdı ninesinin. Ölüme böylesine ıslık çalmak nasıl bir beklemişlikti bilemezdi İpek… Yer sofrasında ninesi ve dedesiyle tarhana çorbası içmek onu nasıl da mutlu ediyordu. Ailesinin yanında cüce, ninesinin evinde devdi o.Neden? “Eğer cüce olmak istemiyorsan dağlara çık türkünü söyle kızım. Kendi türkünü. Ve o türküyü daha önce hiç kimse söylememiş olun.”
Annesi emzirmemişti İpek’i. Altmışlı yılların modernist terörizmi.Çünkü bir şeyleri değiştirmeye çalışırken güzellikleri, geçmişi, emekleri, güveni ve sevgiyi öyle ya –sevgiyi – böylesine yok etmek…
“Bebek yüzlü bebeğim. Ece’m. Seni emzirdim ben… Yer sofrasına da oturduk bazen. Tarhana çorbası içtik."
-Annemi babam ölünce Yalnız kaldı diye yanıma alamazdım ya. Çekirdek aileyiz biz. Ben başka çocuk niye doğurmuyorum? Köylüler gibi. Avrupa kafası gerek bu ülkeye. Ama nerde… Kocam doktor. Kızım da balerin olacak.
Ama balerin olamadı İpek. Çok uğraştı ama olmadı işte. Annesine göre hiçbir şeyi başaramadı.(Annesine çekmemişti çünkü.) İşsiz güçsüz birine kaçmak. Hem de on altısında… Köylü kafası vardı bu kızda. Olacak iş mi? Silivermişti kızını hayatından. (Onun hayatında hiç kimse olmamıştı ki)
Sen Varsın, iyi ki Varsın kızım. Tomurcuk tomurcuk başak saçlım. Korkma ben Varım. Ben olduğum sürece… Erik ağacım çiçekteydi. Sana nasıl kıydılar kızım. Ben sana kıyamazdım…”
Seni Seviyorum.”diyordu mavi gözlü genç. Üstelik Tarık Akan’a benziyordu. Hiç düşünmeden inandı. (İnanmak zorundaydı.) Ninesi bile onu anlamıyordu artık. “Sigara içme kızım. O seni zehirler.”diyordu. Hem özgürdü o…(Sapan taşına hedef serçeler gibi…)
Seni Seviyorum kızım. Biliyor musun?
—Ben de Seni Seviyorum anne. Anne Allah da beni seviyor mu?
—Seviyor kızım.
—Ne kadar?
Sen Onu ne kadar seversen o kadar.
—Hııı...
“Rabbim! İnsanoğullarından çektiğim yeter. Yalnız senin ellerin gezinsin ömrümde. Beni Yalnız Sen mahkum eyle Sen azat. Ve Yalnız Sen canımı iste benden ki nereye saklayacağımı şaşırmadan vereyim”(2)“Bunu da başaramadı” demesinler diye dayandı evliliğe.Türkülerini kimseye duyurmadan söyledi. Öldüğünü duyurduklarında çoktan gömülmüştü ninesi. Yetişemedi soğuk bedenine ve bağıra bağıra ağladı.
Özlemine ağladı, yalnızlığına ağladı. Ve herkes duydu.
……………..
Otuzunu geçmişti Ece’yi kucağına aldığında. O an anladı ki, daha öncesini boşuna geçirmişti.“Üzgünüm seni beklettiğim için. Üzgünüm kızım. Yüreğim dinlenmeliydi. Dinlenmeliydi ki seni yorulmadan taşısın…”
—Anne, ninem sana niye “anne” diyo?
—Yavrum, ninen hasta.
—Nası hasta?
—Alzheimer.
-Alirza Amcamın adından mı?
—Yok canım. Nasıl anlatayım…O bizi tanımıyor. Kimseyi tanımıyor. Böyle bir hastalık işte.
-Hıııı…
…………..
—Abla bana yemek ver.
—Anne daha az önce yedin ya.
—Açım ben, açım. Pis yalancı. Ekmek ver bana!
—Feride Abla, gördün mü? Gözünle görmesen inanmazsın. Aç bırakıyor annesini dersin.
—Açım, yemek ver bana!
“Hep bana, hep bana. Beni hatırladığında Sen beni unutmuştun… Ama ben seni hiç unutmadım anne.Hep sana hep sana koştum. Yokuştun, yokuştun… Yine de koşardım anne ama burada kaldım. Karanlığa kaldım. Dönüşüm akşamı bulmaz. Yalnız kaldın anne, Yalnız kaldın.”
…………….
-İstanbul’u sevmiyorum Adnan. Gidelim buradan. Küçük bir kasabaya gidelim.
-Nerde iş bulacaksın? İstanbul’da iş yoksa hiçbir yerde yok…
“Ey güçlüler şehri İstanbul! Güçsüzlüğümüz kaldırımlardan sarktı. Kopardık ya senden yakamızı, bedenlerimiz taşlarında asılı kaldı. Bir iz bırakamadık ya sende, senin izlerin bedenlerimizde kaldı.Hadi cilvelen, övün gene güzelliğinle. Hüznün yorgun, yaşlı ve çirkin kaldı .”
—Anne terösit ne demek?
—Kendini sevmeyen, kendisiyle kavga eden demek.
—Hiç insan kendini sevmez mi? Maynak mı o? Ben Ece’yi seviyorum… Seni de seviyorum… Babişkoyu bile seviyorum… Ninemi de seviyorum… Feride Teyzemi de seviyorum…
“Bedenlerinize sarılı bombalar sevdi mi sizi? Siz kimi severdiniz, siz neyi? Bizi bilmeden neden sevmediniz? Tanrı’yı da böyle mi severdiniz? Mevsimlik teröristler, mevsimlik teröristler, sizi nasıl işten çıkardılar.”
……………………….
Kuşların vurulduğu mevsim. Bir bakmışım, balonlar uçmuş gökyüzüne. Yerde kuşlardan parçalar kalmış. Beyaz camda “Biz Evleniyoruz”kesilmiş, kuşlar haber olmuş. Beyaz cam kuşları gözetlemiş.
Onlar azat kuşları, -kanları yok ki.- Kan olmadan bu dizi seyredilir mi? Kavga bile etmeden gidilir mi? Popüler kültür n’etsin N’eylesin? “ Kanları yerde kalmayacak” mı desin? Onlar azat kuşları , -kanları yok ki –
………………………..
“Eğer cüce olmak istemiyorsan, dağlara çık türkünü söyle kızım. Ve o türküyü daha önce hiç kimse söylememiş olsun”
İpek iki adım attı. Ece de üç adım. “ADIM ADIM NEYDİ ADIM? ”


Bir-Ay
2004yılı Orhan Kemal Öykü Yarışması 2.cisidir
(1) Orhan Veli Kanık
(2) Bedri Rahmi Eyüboğlu

Ekleyen: bir-ay, Tarih: 08-Apr-2006 21:24. | Şimdiye kadar 1815 kez okundu.
Yorumların sorumluluğu gönderen üyelerimize aittir. Yorumların içeriğinden, yorumu gönderen üyelerimiz sorumludur.
Gönderen Mesaj

Ne Demiş Atalarımız?

Dosya Gönder


YARDIM (VİDEO)

Tiyatro-Skeç