Giriş

Kullanıcı Adı:

Şifre:

Beni Hatırla

Şifreniz mi Kayıp?
Şimdi Kayıt Ol!

Sitedekiler

17 kullanıcı çevrimiçi (7 kullanıcı Forum sayfasında)

Üyeler: 5
Ziyaretçiler: 12

firu, akbay, gizemez, gozde__, ziba, devamı...

Çok Yakında...

Türkçe Öğretmenleri Paylaşım Adresi Forum
   Edebiyat
     Edebiyata damgasını vurmuş dizeler.
Mesaj Gönderebilmek için Kayıt Olun

| Önce yeniler Önceki Başlık | Sonraki Başlık | En alt
Gönderen Gönderi
elal
Gönderilme Zamanı: 10.02.2010 01:25
Kayıt: 25.09.2006
Gönderen:
Gönderiler: 21
Re: Edebiyata damgasını vurmuş beyitler...
YAKIN DÖVÜŞ
Bozuldu bak bu dünyanın ezberi
Ağaçlar bile şaşırıyor günleri
Düşünelim bakalım ;
Bir şey vardı, o neydi ?

Üzmezdi gücümüzü kaldıramayacağımız taş
Tenha bir yer seçilirdi, söylemek için
Geçim ehliydi yoksulluk bile
Şükretmeyen ne bilsin ?

Değil mi ?

Pusu kurmazdı kimse, suyun başına
Gitmezdi çöpe hurmanın çekirdeği
Bilirdi yolu bütün mevsimler,
Bir damla su , yaprağın ucunda
Dünya derdik böyle bir yer.

Hiçbir şeyi tek başına yeme
Diyen sahabenin sözünü
Karıncalar tutuyor ancak
İnsan olmanın vardiği güzellik
Soluyor durmadan , bir bak .
ibrahim tenekeci
advest
Gönderilme Zamanı: 10.02.2010 01:35
Forum Yöneticisi
Kayıt: 24.05.2007
Gönderen:
Gönderiler: 903
Re: Edebiyata damgasını vurmuş beyitler...
Beyitler denmiş ama Türk edebiyatına verilmiş çok güzel satırlar bence bunlar. Yaşayan önemli şairlerden biri bence Sezen Aksu.

cok gec kalmisiz canim
vakit bu vakit degil
eski radyolar gibi catiya saklanmis ask
oyle sanmisiz canim
artik olumsuz degil
leyla'yla mecnun gibi
coktan masal olmus ask

lale devri cocuklariyiz biz
zamanimiz gecmis
ask sarabindan kimbilir en son
hangi sansli icmis

ben derim utanma, iftihar et
sevmeyenler utansin
asksizliga mahkum edildiysek
bu dunya yansin
Söz:Sezen Aksu
Beste:Bülent Özdemir
LINKI GÖRMEK IÇIN ÜYE OLMALISINIZ!
ametis
Gönderilme Zamanı: 11.02.2010 19:18
Kayıt: 15.12.2009
Gönderen:
Gönderiler: 55
Re: Edebiyata damgasını vurmuş beyitler...
Şarkı sözlerine girersek hiç çıkamayız hocam:)
Bir de şunu dinleyin,son favorim...

Alnımdan akan ter
Sana hiç değmedi
Gözümden damlayan yaş
Denizi bulmadi.

Bir sokak gördüm rüyalarımda gecelerce
Hiç sana çıkmadı.
Sadece yarım saat tutuştuk elele
O saat durmadı.

Düşünüyorum,
Ne kadar sevmiş olabilirim?
Düşünüyorum,
Sen ben gece ve bir yol.
Başka birşey
Yok elimde hafizamda.
Düşünüyorum,
Ne kadar yer etmiş olabilir ?

İstiklal caddesi kadar.
İstiklal caddesi kadar.

Anları birer birer
Topladım sakladım.
Tarihin ortasında
Gelecek aradım.

Hücreme girdin,dokundun hucrelerime
Buluttum,damladım
Cümleler kactı dagıldı dört bir tarafa,
Sadece noktayım.
nakarat...


----------------

Ankeda
Gönderilme Zamanı: 21.03.2010 04:24
Forum Yöneticisi
Kayıt: 29.08.2006
Gönderen:
Gönderiler: 2122
Re: Edebiyata damgasını vurmuş beyitler...

"ÇÖZÜLMÜŞ BİR SIRRIN ÜZÜNTÜSÜ"

Yaşamaktan öte özür bulamayınca aşka
Sonuçları bir bir gözden geçiriyorum
Pulluklarla devrilen toprağın ıslaklığındaki can
Madenlerin buharından elde edilen büyü
Bazı yasak kitapların verdiği dinç duygular
Nelerse ki yaşamak sözünü asi kılan
Nelerse ki lekesiz, umutlu ve budala...

Denedim...Soğuk sular dökünüp fırladım sokaklara
Sorular sordum nice kara sıfatları üstüme alaraktan
ipte boynum, ağzım şehvet yalaklarında
çapraştım, and içip ayna kırdım...
Doğadan bir vahiy bekledimse boşuna
Baktım akşam herkesin kabul ettiği kadar akşamdı
Hiçbir meşru yanı kalmamıştı hayatımın...

Sözlerimin anlamı beni ürkütüyor,
Böylesine hazırlıklı değilim daha.
Bilmek. Bu da ürkütüyor. Gene de biliyorum:
Kapanmaz yağmurun açtığı yaralar çocuklarda...

İsmet Özel


----------------

AreS
Gönderilme Zamanı: 21.03.2010 04:32
Kayıt: 27.05.2009
Gönderen: Kuzeyin Oğlu.
Gönderiler: 946
Re: Edebiyata damgasını vurmuş beyitler...
Öyle bir sihirbazdın ki..Beni bile kaybettin..


----------------
Aylak Adam..

AysunK
Gönderilme Zamanı: 23.03.2010 22:36
Forum Yöneticisi
Kayıt: 04.11.2009
Gönderen: Safranbolu
Gönderiler: 401
Re: Edebiyata damgasını vurmuş dizeler...
Git iş işten geçmeden, çok geç olmadan vakit,
Günahıma girmeden, katilim olmadan git!

Git de şen şakrak geçen günlerine gün ekle,
Beni kahkahaların sustuğu yerde bekle.

Git ki siyah gözlerin arkada kalmasınlar,
Git ki gamlı yüzümün hüznüyle dolmasınlar.

Mademki benli hayat sana kafes kadar dar,
Uzaklaş ellerimden uçabildiğin kadar.

Hadi git, benden sana dilediğince izin,
Öyle bir uzaklaş ki karda kalmasın izin.

Kahrımın nedenini söylesem irkilirler;
Çünkü herkes beni Kays, seni Leyla bilirler.

Sanırlar ki sen beni biricik yar saymıştın;
Oysaki hep yedekte, hep elde var saymıştın.

Hadi git, ne bir adres, ne bir hatıra bırak,
Zannetme ki, pişmanlık, mutluluk kadar ırak!

Sanma ki fasl-ı bahar geldiğim gibi gitmez,
Sanma ki hüsranını görmeye ömrüm yetmez.

Her darbene tahammül edecektir bedenim,
Gururum mani olur perişanıma benim.

Yari Ferhat olanın ellerle ülfeti ne?
Şirin ol katlanayım dağ gibi külfetine.

Henüz layık değilken tomurcuk kadar aşka,
Sana gül bahçesini kim açar benden başka!

Hercai arılara meyhanedir çiçekler,
Kim bilir şerefinden kaç kadeh içecekler!

Mademki aşk tablosunun takdirinden acizsin,
Git de çağdaş ressamlar modern resimler çizsin.

Ne vedaya gerek var, ne de mektuba hacet,
Git de Allah aşkına bir selama muhtaç et!

Güllere de aşk olsun gene sen kokacaksan!
Fallara da aşk olsun gene sen çıkacaksan!

Kopsun nerden inceyse artık bu bağ, bu düğüm!
Her gece daha berbat, daha vahim gördüğüm.

Korkulu düşlerimi yorumdan kaçırıyorum;
Sırf sana üzülüyor, sırf sana acıyorum!

Git iş işten geçmeden, çok geç olmadan vakit,
Günahıma girmeden, katilim olmadan git! ...

Cemal Safi


----------------
O zaman ki bezm-i canda bölüşüldü kale-i kam.
Bize hisse-i mahabbet dil-i pare pare düştü.

AysunK
Gönderilme Zamanı: 27.03.2010 23:08
Forum Yöneticisi
Kayıt: 04.11.2009
Gönderen: Safranbolu
Gönderiler: 401
Re: Edebiyata damgasını vurmuş dizeler...
"Ben ki toz kanatlı bir kelebeğim,
Minicik gövdeme yüklü kafdağı,
Bir zerreciğim ki ,arş' a gebeyim,
Dev sancılarımın budur kaynağı!"


----------------
O zaman ki bezm-i canda bölüşüldü kale-i kam.
Bize hisse-i mahabbet dil-i pare pare düştü.

Ankeda
Gönderilme Zamanı: 27.03.2010 23:18
Forum Yöneticisi
Kayıt: 29.08.2006
Gönderen:
Gönderiler: 2122
Re: Edebiyata damgasını vurmuş dizeler...

Kadının Hası

Her gün kim bilir kaç kadın görüyorum…
Sokakta, vapurda, okulda, kuaförde, orda, burda…

Ama olmuyor hanımlar, olmuyor!
Kadınlar kadınlığı unutalı daha kaç on yıl oldu ki?
Solaryuma girmeye, çıplak gezmeye, kariyer hırsıyla yüzlerini buruşturmaya başlayalı kaç on yıl oldu?

Çevremde gördüğüm kadınlardan bazılarının birtakım özelliklerini seçtim.
Bunlara, dizilerdeki, filmlerdeki, romanlardaki kadınların hoşuma giden özelliklerini ekledim. Gözlerimi kapadım, Osmanlı zamanından kalma, hani şu "afet-i devran" denen kadınları düşündüm. O nasıl bir cazibedir ki,peçelerin ardından bile erkekleri aşık eder.

Bir Fransız kadınının zarafetini düşündüm sonra, bir
İspanyol kadınının ateşini ve bir Türk köylü kızının tazeliğini...

Kadının güle benzemesi gerektigine karar verdim sonunda.

Kadının hası güle benzer.Rengiyle,kokusuyla,dikeniyle... Açın televizyonu,bir tane gül görüyor musunuz?

Kadının hası…
Kadının hası yumuşak başlı olmaz, ama ağırbaslı ve sıcak olur.
Ağırbaşlılıktan kastım, sıkıcılık değil elbet. Şımarıklığın da hakkını verir.
Ağırbaşlı tebessümleri olur bir de. Kadın yüzü dediğin mahkeme duvarına benzemeyecek. Bu tebessümler sevgidir. Yumuşacık bir sevgi olur kadın yüreginde. Kim olursa olsun, ne yaşamış olursa olsun.

Kadının Hası erkeğini okşamayı bilir.Erkeğini dizine yatırıp saçlarını okşamayı bilir gerçek bir kadın.

Kadının hası nerede, nasıl davranacagini bilir.
İnsanların içinde kapris yapmaz, hır çıkarmaz; ama gerçek bir Osmanlı kadını gibi, adabıyla, raconuyla istediğini alır.

Dırdır etmez. Çok konusup, baskı yapıp erkeği bezdirmez.
Yüz göz olmaz kadının hası.

Bazen öyle bir "bakar ki",hele bir de bazen öyle bir "susar ki",bin tümceye bedeldir bu bakmalarla susmalar. Bu kadın üzülmeyi de bilir, ağlamayı da, kızmayı da...

"Ama üzmemek lazım, ayrıca kızdırmaya da gelmez."

Gerçek bir kadın ezik durmaz. Kambur yürümez, dimdik durur.
Kendine saygısı, güveni vardir. Erkeğine can yoldaşı olur, destek olur, onu dinlemeyi bilir. Bazen utangaç olur, bazen ürkek. Soğuktan ya da yalnızlıktan korkabilir kadın.

Aptal olmaz gerçek bir kadın. Bön bön bakmaz adamların suratına.
Hülyalı bakışları da olsa, zihni uyanık olur.

Hüznü, gökten deli deli yağan yağmur gibi olur, saçlarından akar.

Neşesi ise öyle renkli, öyle dağınık; saçları savrulur.

Kahkahaları vardır bu kadının, çın çın eder odaların duvarlarında.

Sesi güzel olur kadının, biraz buğulu…

Arada bir pencereye yaslar başını, sokağa dalıp gider, bir şarkı söyler.

Olgunluguyla şaşırtır erkeği. Bazen de öyle çocuk olur, öyle sağlam saçmalar ki, yine şaşırtır onu.

Sıkmaz kadın, bunaltmaz, yaşa yaşa bitmez. Huzur verir varlığıyla.
İçmesini de bilir kadının hası. Bazı akşamlar anason
kokulu tüter sofrasının sıcağı. İçli bir türkü dinler bazen, üşür, sırtına hırkasını alır. Konuşurken insanın yüzüne bakar kadın. Kibirli olmaz.

Kadının Hası kültürsüz olmaz.Kültürsüz olmaz. Bomboş olmaz kafası.
Dünyanın, ülkenin olaylarını bilir, anlar, söyleyecek sözü vardır.
Kişiliklidir. Beceriklidir.

Tırnağı kırılınca üzülür, üzülür işte, profesör de olsa, sultan da olsa, boksör de olsa üzülür.

Gerçek bir kadın hiçbir zaman reklam panolarındakı kızlara benzemez.

Etini teşhir etmez. Fosforlu bir taş gibiliği yoktur onun, loş bir cazibesi
vardır. Albenisi metrelerce öteden çarpar adamı. Ne kadar örtünecegini,ne kadar açılacağını, yerine ve zamanına göre bilir. Gerçek bir kadın Paris podyumlarında yürüyen, 17. yüzyılın vebalı kadınları gibi mankenlere benzemez.

Uzun saçları vardır kadının...
Yumuşak olur...Güzel kokar...
Kadının hası saçlarını ne zaman toplayacağını, ne zaman salacağını bilir.

Kadına yaraşmaz sorhoşluk. Gerçek bir kadın göbek atmayı, gerdan kırmayı, iyi becerir; ama öyle her yerde masaların üstüne çıkıp oynamaz. Havasında oldu mu, bir oynadı mı,
herkes onu izler.

Kadın korunmayı sever, ama korunmaya muhtaç olmaz. Erkekler
korumayı severler, ama yine de güçsüz, zavallı kadınlardan hoşlanmazlar.

Güçlü kadından ise çekinirler, ona yanaşamazlar. Kadının hası bu dengeyi kurmayı bilir; gücünü erkeğin gözüne gözüne sokmaz.

Has kadına naz da yakışır, kapris de. Öyle tatlı, öyle kıvamlı naz eder ki, onun nazını erkek zevkle çeker.

Gerçek bir kadın "şiir gibi" olur, mey gibi olur, ömür gibi olur...


Can DÜNDAR


----------------

dada
Gönderilme Zamanı: 27.03.2010 23:24
Kayıt: 11.09.2006
Gönderen: Arz-ı Alem
Gönderiler: 254
Re: Edebiyata damgasını vurmuş dizeler...
GİDERAYAK

Handan, hamamdan geçtik,

Gün ışığındaki hissemize razıydık;

Saadetinden geçtik,

Ümidine razıydık;

Hiçbirini bulamadık;

Kendimize hüzünler icad ettik,

Avunamadık;

Yoksa biz...

Biz bu dünyadan değil miydik?

O.Veli
AysunK
Gönderilme Zamanı: 27.03.2010 23:37
Forum Yöneticisi
Kayıt: 04.11.2009
Gönderen: Safranbolu
Gönderiler: 401
Re: Edebiyata damgasını vurmuş dizeler...
Ankeda hocam,sizce CAN DÜNDAR böyle bir hatun bulabilmiş midir??
hiç sanmıyorum:))
...ve ona Nedim'in şu dizeleriyle cevap veriyorum:

"Yok senin vasfettiğin dilber bu şehr içre Nedim
Bir peri suret görünmüş,hayal olmuş sana"


----------------
O zaman ki bezm-i canda bölüşüldü kale-i kam.
Bize hisse-i mahabbet dil-i pare pare düştü.

« 1 ... 55 56 57 (58) 59 60 61 ... 64 »
| Önce yeniler Önceki Başlık | Sonraki Başlık |

Mesaj Gönderebilmek için Kayıt Olun
 

Destek Hattı

Türkçe Dersi Destek

Dosya Gönder

Eklenen Son 50 Dosya