Giriş

Kullanıcı Adı:

Şifre:

Beni Hatırla



Şifremi Unuttum

Hesap Oluştur!

Sitedekiler

33 kullanıcı çevrimiçi (27 kullanıcı Forum sayfasında)

Üyeler: 3
Ziyaretçiler: 30

OYKU, mutlu99, melteme, Devamını Oku...

Google Tanıtımları

.::. Herokulalazim.com Sitemiz Kuruluşudur .::.

Türkçe Öğretmenleri Paylaşım Adresi Forum
   Edebiyat
     metin bankası
Mesaj Gönderebilmek için Kayıt Olun

Cevaplı | Önce Yeniler Önceki Başlık | Sonraki Başlık | En alt
Gönderen Gönderi
yuka
Gönderilme Zamanı: 2011/4/29 21:02
Kayıt: 2006/4/26
Gönderen: İstanbul
Gönderiler: 50
metin bankası
Arkadaşlar yazılılar için metin bankamız var mı?Yoksa oluşturalım mı ne dersiniz?
elem84
Gönderilme Zamanı: 2012/11/12 14:07
Kayıt: 2007/1/18
Gönderen: Meram/Konya
Gönderiler: 575
Re: metin bankası
Bu başlık açılalı epey olmuş; ama tam da bunu düşünüyordum. Şöyle kaynak belirterek koyacağımız, türlere ve konulara göre sınıflandırması yapılmış bir metin bankamız olsa ne güzel olurdu...


----------------
Umarýn haþrda cân oynaduðumdan duyalar
Mah-rûlar diyeler bir birine odur bu

(Necati Bey)

lllll
Gönderilme Zamanı: 2012/11/12 19:01
Kayıt: 2005/9/23
Gönderen:
Gönderiler: 110
Re: metin bankası
İNSANLA GÜZEL

Her şey insanla güzel!
Doğan güne karşı gerinen evler,
Mavi rüzgârların koştuğu sokak...
İnsan olmazsa kötü resimler gibi
Lacivert bahçelerde başlayan bahar,
Temmuz tarlalarında başak.

İnsanlar, canım insanlar,
Işıklar, güneşler hep sizin için.
Sizinle anlamlı yıldızlar, deniz.
Sizinle bölüşür sevinci kuşlar.
Siz varsınız, korkunç değil
Karanlığı gecelerin…

Dostluklar var sıcak, sevgiler sonsuz.
Savaşlar, kinler, öfkeler neden?
Bırakıp gidersiniz gene de
Dünya bu kadar güzelken
İlhan GEÇER


----------------

lllll
Gönderilme Zamanı: 2012/11/12 19:03
Kayıt: 2005/9/23
Gönderen:
Gönderiler: 110
Re: metin bankası
ÇOCUKLUK
Affan Dede’ye para saydım,
Sattı bana çocukluğumu.
Artık ne yaşım var ne adım;
Bilmiyorum kim olduğumu.
Hiçbir şey sorulmasın benden;
Haberim yok olan bitenden.

Bu bahar havası, bu bahçe;
Havuzda su şırıl şırıldır.
Uçurtmam bulutlardan yüce,
Zıpzıplarım pırıl pırıldır.
Ne güzel dönüyor çemberim;
Hiç bitmese horoz şekerim!
Cahit Sıtkı TARANCI


----------------

lllll
Gönderilme Zamanı: 2012/11/12 19:04
Kayıt: 2005/9/23
Gönderen:
Gönderiler: 110
Re: metin bankası
MÜJDE

Kuşlar haber verdi bana kuşlar
Gelecekte bir şeyler olacak
Gün dilediğimiz gibi doğar
İnsan yüzümüz güler olacak

Neden sonra nehir yatağında
Kurt ininde kuzu otlağında
Dünya dirlik düzenlik çağında
Düşle gerçek beraber olacak

Cahit Sıtkı TARANCI


----------------

lllll
Gönderilme Zamanı: 2012/11/12 19:05
Kayıt: 2005/9/23
Gönderen:
Gönderiler: 110
Re: metin bankası
Kelaynak Kuşları
Eski el yazma belgelerden, kelaynakların Avrupa'da 1504 yılından itibaren yaşadıkları tespit edilmiştir. Daha sonraları, Avrupa'dan kaybolan bu kuşların Ortadoğu ülkelerine ve Afrika'ya göç ederek halen buralarda yaşadıkları tespit edilmiştir.
1950'lerin başında Birecik'te 1000'den fazla olan kelaynak kuşlarının sayısında, 1954 yılından itibaren önemli ölçüde azalma görülmüştür. Azalma nedenleri olarak, zirai ilaçların fazla kullanılması, böcekçil olan bu kuşların doğal beslenme dengesinin bozulması, uzun süren göç esnasında gerek avcılar tarafından vurulmaları gerekse soğuk hava şartlarından etkilenmeleri gösterilmektedir.
Nesillerinin tükenmesini önlemek için Tarım Orman ve Köy İşleri Bakanlığı bünyesindeki Orman Genel Müdürlüğü tarafından 1972 yılında Birecik'te Kelaynak Üretme İstasyonu kurulmuştur. Bu istasyonda önce iki ergin ve dokuz adet yavru kelaynak kuşu ağ ile tutularak kafese konulmuş ve 1977 yılında üretime başlanmıştır. Korunmaya alınan kuşlar siyah yağsız et, rendelenmiş havuç, haşlanmış yumurta ve yem karması ile beslenmektedirler.
Yöresel olarak "keçelaynaklar" olarak adlandırılan kelaynak kuşları, Bireciklilerce kutsal sayılmaktadır. Kelaynak kuşlarının şubat ortalarında Birecik'e gelişleri, Birecik halkı tarafından ilkbaharın geldiğinin bir işareti olarak yorumlanmaktadır. Kelaynak kuşları için son yıllarda Birecik'te "Kelaynak Festivali" düzenlenmektedir.


----------------

lllll
Gönderilme Zamanı: 2012/11/12 19:06
Kayıt: 2005/9/23
Gönderen:
Gönderiler: 110
Re: metin bankası
Karga ile Tilki

Bir dala konmuştu karga cenapları;
Ağzında bir parça peynir vardı.
Sayın tilki kokuyu almış olmalı;
Ona nağme yapmaya başladı:
“Ooooo! Karga cenapları, merhaba!
Ne kadar güzel sesiniz, ne kadar şirinsiniz.
Gözüm kör olsun yalanım varsa
Tüyleriniz gibiyse sesiniz
Sultanı sayılırsınız bütün bu ormanın.”
Keyfinden aklı başından gitti bay karganın;
Göstermek için güzel sesini
Açınca ağzını düşürdü nevalesini (yiyeceğini).
Tilki kapıp onu dedi ki: “Efendiciğim,
Size küçük bir ders vereceğim;
Alıklar olmasa iş kalmaz açıkgözlere;
Böyle bir ders de değer sanırım bir peynire.”
Karga şaşkın, mahcup (sıkılgan) biraz da geç ama,
Yemin etti gayrı faka basmayacağına.
Orhan Veli KANIK


----------------

lllll
Gönderilme Zamanı: 2012/11/12 19:08
Kayıt: 2005/9/23
Gönderen:
Gönderiler: 110
Re: metin bankası
İKİ KÖLE

Bir gün padişah iki tane köle satın aldı. Kölelerden biri çok temiz yüzlü, inci dişli biriydi. Nefesi gül gibi kokuyordu. Diğeri oldukça çirkindi, dişleri çürümüş, ağzı kokuyordu.
Padişah güzel yüzlü köleye hediyeler vererek onu hamama gönderdi. Dişleri çürümüş, ağzı kokan köleyi yanına çağırdı. Kendini çok beğendiğini; fakat arkadaşının kendisi hakkında çok kötü şeyler söylediğini belirterek, onun da arkadaşının kötü huylarını söylemesini istedi. Fakat köle arkadaşına toz kondurmadı, hep onu övücü sözler söyledi. Padişah ne yaptıysa bir türlü o köleye arkadaşı hakkında kötü bir söz söyletemedi.
Nihayet ikinci köle hamamdan geldi. Padişah onu da sınamak için huzuruna çağırdı. Onu övücü sözler söyledi.
─ “Sıhhatler olsun ne kadar zarif ve latif olmuşsun. Keşke öbür kölenin sayıp döktüğü kötü huyların da olmasa ne olurdu.” dedi ve onu da diğer köle gibi denemek istedi.
Bunun üzerine köle kızdı, köpürdü ve arkadaşı hakkında kötü şeyler sayıp dökmeye başladı.
Biraz konuştuktan, arkadaşının kötülüklerinden bahsettikten sonra padişah onu susturdu.
─ “Yeter artık. İkinizin de özünü, aslını anladım. Onun ağzı kokuyor, seninse için kokmuş. Bundan sonra sen o doğru sözlü ve güzel huylu kölenin emrindesin. Haydi git.” dedi.
( Mesnevi’den )


----------------

lllll
Gönderilme Zamanı: 2012/11/12 19:15
Kayıt: 2005/9/23
Gönderen:
Gönderiler: 110
Re: metin bankası
BİR GECE YARISI
Gecenin geç saatlerinde, her şeyin sustuğu, havanın durulduğu anlarda, bir köşeye çekilip şiir okurum. İçime dolan mısralarda onların atan kalbini duyarım. Bu duyuş, beni benden alır götürür. Kapalı pencereler ansızın açılır, uyuklayan perdeler uçuşmaya başlar. Odaya ilkbahar meltemiyle birlikte taze bir ışık dolar. Bu dünyadan değilmişim gibi kendimi hafiflemiş bulurum.
Şairlerim, en çok beni bu saatlerde çağırır. İşte yıllardır okuduğum şiirler! Her defasında bir başka görünüyorlar ve insanı alıp götürmesini biliyorlar. Ne var bu şiirlerde? Neden çevremdeki sınırlar birden böyle akıverdi? Bilmiyorum. Yalnız, onlarda sessizliğin verdiği bir şey var. Belli ki, bu şiirler sessizlikten doğmuşlar, onun için de bu kadar sonsuzluğa gidiyorlar. (…)
Suut Kemal YETKİN


----------------

lllll
Gönderilme Zamanı: 2012/11/12 19:15
Kayıt: 2005/9/23
Gönderen:
Gönderiler: 110
Re: metin bankası
Yaşlı kızılderili reisi ve torunu, kulübelerinin önünde oturmuşlar, az ötede birbiriyle boğuşup duran iki kurt köpeğini iz¬liyorlardı. Köpeklerden biri beyaz, öteki siyahtı ve on iki yaşındaki çocuk kendini bildiğinden bu yana o köpekler dedesinin kulübesi önünde boğuşup duruyorlardı.
Dedesinin sürekli göz önünde tuttuğu, yanından ayırmadığı iki iri kurt köpeğiydi bunlar. Çocuk, kulübeyi korumak için bir köpeğin yeterli olduğunu düşünüyor, dedesinin ikinci köpeğe neden gereksi¬nim duyduğunu ve renklerinin neden illa da siyah ve beyaz oldu¬ğunu anlamak istiyordu artık.
Torununun bu sorusunu yaşlı reis, bilgece bir gülümsemeyle yanıtladı:
“Onlar benim için iki simgedir yavrum." dedi. “Biri iyiliğin, öte¬ki kötülüğün simgesidir. Aynen bu köpekler gibi, iyilik ve kötülük de içimizde sürekli bir savaş içindedirler. Onları seyrettikçe ben hep bunu düşünürüm. Onun için yanımda tutarım onları. "
Çocuk, sözün burasında ilginç bir soru sordu dedesine:
"Onların aralarında bir savaş varsa, bu savaşın kazananı da kaybedeni de olmalı." dedi. ''Peki sence hangisi kazanıyor bu savaşı?"
Bilge reis, derin bir gülümsemeyle baktı torununa:
"Yaşamın süresince unutma bu yanıtımı yavrum." dedi ve şu yanıtı verdi:
"Ben, hangisini daha çok beslersem savaşı o kazanır ."


----------------

(1) 2 »
Cevaplı | Önce Yeniler Önceki Başlık | Sonraki Başlık |

Mesaj Gönderebilmek için Kayıt Olun
 

Ne Demiş Atalarımız?

Dosya Gönder


YARDIM (VİDEO)

Tiyatro-Skeç