Giriş

Kullanıcı Adı:

Şifre:


Şifreniz mi Kayıp?

Şimdi Kayıt Ol!

Sitedekiler

40 kullanıcı çevrimiçi (23 kullanıcı Forum sayfasında)

Üyeler: 10
Ziyaretçiler: 30

cctrkcc, sezik, 139393, bark05, ERGUN, fdevran, bylaly, musti51, mese, nursendo, devamı...

Reklam

Google Tanıtımları

.::. Herokulalazim.com Sitemiz Kuruluşudur .::.

Türkçe Öğretmenleri Paylaşım Adresi Forum
   Edebiyat
     Ünlü Şair Ve Yazarlardan Eşlerine Mektuplar...
Mesaj Gönderebilmek için Kayıt Olun

Cevaplı | Önce yeniler Önceki Başlık | Sonraki Başlık | En alt
Gönderen Gönderi
Ankeda
Gönderilme Zamanı: 07.01.2011 21:56
Kayıt: 29.08.2006
Gönderen:
Gönderiler: 5695
Ünlü Şair Ve Yazarlardan Eşlerine Mektuplar...
Saygıdeğer arkadaşlar aklıma böyle bir başlık açmak geldi...Çünkü benim,ünlü şair ve yazarlarımızın eşlerine yazdığı mektup,şiir vb.türündeki yazılar hep ilgimi çekmiştir.Eğer sizler de bildiğiniz yazı,mektup vb.paylaşırsanız onları da arşivime eklerim ve çok memnun olurum.Kolay gelsin...

İlk evvela,arşivimde olan Cemal SÜREYA'nın eşi Zuhal'e yazdığı mektubu paylaşayım... :)



12 Temmuz 1972

Zuhal'im, hayat!

Hayatımsın. Bunu bilmeni isterim. En önce bunu bilmeni... Bir de şeyi bilmeni isterim: Benden yanlış yere, yok yere kuşkulanıyorsun. Sana hiçbir zaman hayınlık etmedim ben. Edemem. Kaç yıldır evliyiz, yan yanayız. Hâlâ başım dönüyor senlen, esrikim senlen, seviyorum seni. Her geçen gün daha büyük bir aşkla. N'olur, akkavak kızı, anla beni. Bu sevgimi hor görme. Kendininkine uydur, yakıştır. Bu satırları ilk evimizin altındaki kahvede yazıyorum. Ve ben seni o ilk günlerdekinden daha büyük bir tutkuyla seviyorum. Biz iki ayrı ırmak gibi ayrı yerlerden kopup geldik, kavuştuk bir noktada, yanı başımızdan küçük bir kol da alarak büyük bir nehir meydana getirdik; birlikte akıyoruz şimdi. Nicedir bu böyle. Hep de böyle olacak. Denize dökülene, ölene dek. Bizim için tek koşul mutluluk olabilir. Hiçbir şey bozamaz birliğimizi.

"Üçüz, gözüz biz. " Sen de öyle düşünmüyor musun? Ne tuhaf, son bir iki ayda seni, benden biraz uzaklaştın, araya mesafeler, tedirginlikler sokuyorsun diye düşünürken, o sırada sen de aynı şeyleri düşünüyormuşsun. Bunlar aşkın halleri, aşkın zaman zaman kişinin önüne çıkardığı ezinçler, üzünçler herhalde. Bunu böyle yorumlamak gerekir. Bir de seviyorum seni. Tek dalımsın. Memo'yla birlikte,ama ondan da öncesin. Bunu böylece bilesin. Bilinmelidir bu.


Kahvenin önünden otomobiller geçiyor. Bir tane de at arabası. Seni düşününce o atı da seviyorum. Çay içiyorum. Artık ıhlamur içeceğim. Ne yumuşak, çağrışımlı, bağışçı, düşcül şeydir ıhlamur. Evimizin önünde bir ıhlamur ağacı olsun. Sen saksıda da yetiştirebilirsin ıhlamuru. Gece yatakta Memo'yla hep seni konuştuk. Susunca seni sustuk. Uyuyunca seni uyuduk.


Akşamları eve döneyim, kapıyı sen aç: gözlerin...


Memo okuldan dönmüş olsun. Kaçıncı sınıfta olsun?


Duygulu bir adamım ben. Bir film görmüştüm eskilerde; bir Fransız filmi; adı: "Jesuis un Sentimental. " O filmdeki adam gibi miyim nedir?

Öfkem belli olur, coşkum ortaya çıkar da sevincim, üzüncüm dibe akar, orda büyür.

Yalnız seninle güçlüyüm. Sen olmasan bir anlamım olamaz. Sev beni.


Yaşayacağız.


Her şeyimi sana borçluyum. Sana rastladığım sıralar yıkıntılıydım. Sen onardın beni. Tuttun elimden kaldırdın. Ben de ekmek gibi öptüm alnıma koydum seni, kutsadım.



Aşk büyüdü, aşk!



Sen hastanedeyken her gün yazacağım sana. Seni nice sevdiğimi anlatacağım.



Yüzüğünden öperim...

Bundan sonra her şey daha güzel, daha iyi olacak, inan buna. Güçlü olacağız her zamankinden. Efendice, dürüst, vakur, yaşayacağız bu dünyada şimdiye kadarki gibi. Kimin malında gözümüz olmuş, kimin karısına, kızına göz değdirmişiz. Kime kıl kadar kötülüğümüz olmuş.
*

Anılar: Şu ağaçlıkların ardındaki binada evlendik. Sen şuradan bir otobüse binip Hendek'e gittiydin, Nihal'le falan. Kemal Tahir'lere gitmiştik, Ülkü Tamer'ler ve Buyrukçu'yla düğün eylemiştik. Avşa'ya giderken kedi için kaygılanmıştık; Çavuş; Çavuş I; sonra tuhaf bir şekilde Memo'yu andıran bir kedi geldiydi eve. Neydi adı onun?


İyi insanlardık. Ay sonlarında cebimize para kalmıyordu. Sana mavi, ak çizgili bir süveter aldıydık. Sen bana lacivert bir pantolon diktiydin. Kıyamıyorum şimdi onu giymeye, eskimesinden korkuyorum. O zamanlar bu et tanzim yeri yoktu. Seviyorum seni. Hava güneşli. Sen hastanedesin şimdi. Biliyorum, benim gelmemi bekliyorsun. Memo okula gitmek istemiyor artık. Senin yokluğun nasıl dokunuyor ona.Okula gidişi senin yokluğunla birleştiriyor olmalı. Bense eski kahvemde oturmaktayım, cebimde iki paket sigara. Karşıda Haydarpaşa garı, gri bir ev ödevi gibi. Adamlar geçiyor, yüzsüz, gözsüz, gülüşsüz adamlar.


*
Böyle şeyler söyleme bana. N'olur böyle şeyler söyleme bana. Şöyle şeyler: "Ankara'ya gelince seni rahatsız etmeyiz..."; "Ameliyatta bir yanım eksik kalırsa senden ayrılırım..."; n'olur, söyleme böyle şeyler. Ben sözler karşısında renk vermem, ama içime atarım onları. N'olur, zulmetme bana. Biz sadece birleşmiş değil, aynı zamanda kaynaşmış, hal- hamur olmuş üç olmuş, göz olmuş kimseleriz. Sen ve ben yok. Sen-ben var. Bil bunu. Aslında bilirsin de bunu. N'olur! Ha?..

*
Evet, anılar. Nice serüven geçirdik, ne dostluklar eskittik,bir biz ikimiz kaldık ayakta. Aynı sapta tüveyçlerini birbirine dönmüş iki çiçek gibiyiz; bir de tomurcuğumuz var.
*
"Dolanırım Paris'imin sokaklarını
Orda ölmeye cesaretim yok" (Apolinaire)
*
Dinle ak bakışlı bir çeşme söylüyor
Kaç yıldır akarım bilmem pazar yerini
*
O çeşme gibiyim ben de. Sen de o çeşme gibisin.
*
Seviyorum seni.
*
Güvercinler rıhtımı eleştiriyor.
*
Zuhal'im, Elif'im, kolum kanadım.
*
Yiyeceksin, değil mi, verilen bütün yemekleri?
*
Ay hiç kin tutmuyor.
*
Bana her yönden güveniyorsun, değil mi?


*
Bilmediğimiz kır kahvelerine gidelim. Ayran içelim.
Eve dönüp azıcık rakı içelim, beyaz peynir ve domatesle.
Evin ev olduğunu, evin şu bir günlük sensizliğinde anladım. Memo da anladı. Anladık ki dünyada en büyük acı sensizlik. N'olur, sensiz koma bizi.
*
Bir günler Kars'taydım. Kudura kudura akıyordu Delice çayı. Aklımda hiçbir şey yoktu. Çünkü o sıralar sana raslamamıştım daha. Sonra sen çıktın geldin. Ortalığı güzelledin. Beni ben ettin. Memo'yu var kıldın. Sen de bizimle var oldun, unutma bunu.

*
Sözcükler değişiyor.
Anılar sözcüklerini değiştirmiyor.

*
Gelecek, anılardan da güzel olacak.
Gün daha iyi kotarılacak.
Deneylerden ders alınacak.
Çiçekler büyüyecek.
Piliçler palazlanacak.
*
Yarın gene yazarım.
*
Seviyorum seni: Biline.

Cemal SÜREYA


----------------

Ankeda
Gönderilme Zamanı: 07.01.2011 21:59
Kayıt: 29.08.2006
Gönderen:
Gönderiler: 5695
Re: Ünlü Şairlerimizden Eşlerine Mektuplar...
[Bu da Behçet Necatigil'den...]


Behçet Necatigil'den eşine...(ve kızlarına)


(Knokke-Le Zoute, 30 Ağustos 1974, Cuma)


Sevgili Huriye, Selma, Ayşe,

Saat öğleden sonra dördü çeyrek geçiyor. Evvelki gün öğle üstü Brüksel'e gelmiştik. Binbir telâş içinde, sora soruştura gideceğimiz yeri öğrendik. Valizleri hava alanında emanetçiye bırakmıştık, orta halli bir lokantada 200 franga bir kap yemekle iki bardak bira içerek gene havaalanına döndük trenle. Bavulları alıp tekrar Brüksel. Oradan başka trene binip Knokke-Le Zoute denilen yere geldik. Bize ayrılan oteli bulduk. Ayrı odalara yerleştik. Gece dokuz buçuğa geliyordu. Sokakları tarayıp lokanta vitrinlerindeki yemek fiyat listelerine bakarak, en ehvenini seçip karnımızı doyurduk.

Dün öğleden sonra Bienal Sekreterliğini bulduk. Geldiğimizi bildirdik, 500 frankımızı alıp bize birer dosya verdiler. İçinde katılanların listesi, hangi otellere dağıtıldıkları ve başka şeyler. Her milletten şöyle böyle dört yüz kişi. Gece, saat sekizde büyük bir salonda büfe vardı. Yakalarımızda adımızı, milletimizi belirten küçük plakalar, ellerimizde davetiyeler girdik içeri. Dörder kişilik masalardan birine çöktük. Masadaki öteki iki kişi Japon idi.Gece öyle geçti...

Şiir toplantıları bu sabah 10'da başladı. Açış konuşmaları saat 12:00'ye kadar sürdü. Saat 3'te tekrar toplanılmak üzere öğlen tatili yapıldı. Konuşmalar Fransızca. Ben hep Avusturya heyetine bakındım, gece bulamamıştım kimseyi, öğle üzeri yakalara baka baka, on sene kadar önce birkaç şiirini çevirip Türk Dili dergisinde bastırdığım Ernest Jandl'ı yakaladım, iki de arkadaşı vardı. Tanıttım kendimi. Meğer onlar da Fransızca bilmezlermiş. Bunu öğrenince içim rahat etti.

Yol çok uzun, Beşiktaş-Ortaköy yolundan uzun. Tahsin'le döndük otele, ne verdilerse yedik çekildik odalara. Üçteki toplantıya dörtte katılırız diyorduk. Şimdi saat beşe geliyor. Vazgeçtik.

Şurda cumartesi, pazar, pazartesi, iç gün kaldı. O da geçer. 4 Eylül çarşamba günü Brüksel'den İstanbul'a uçacağız herhalde. Belçika müthiş pahalı. Tahsin'le vitrinlere bakıyoruz hep. Tahsin mukayeseler yapıyor. Fransa'dan sonra en pahalı yeriymiş Avrupa'nın. 3170 franktan 1200 frank kaldı üç gün içinde. Ortada alınmış bir şey yok. Gideriz, ederiz, Paris, Londra deyip duruyorduk. Şimdi arpacı kumrusu gibi düşünüyoruz. Tahsin önce şöyle şöyle diyor, sonunda benim dediğime geliyor, düşünmeye başlıyor. Hiç değilse ben her gece gömlek yıkıyorum, Tahsin onu bile yapmıyor. Hâsılı boşa koyuyoruz dolmuyor, doluya koyuyoruz almıyor.

Dur bakalım!..
Gene yazarım.
Kimseye kart gönderemedim, üşeniyorum, içimden gelmiyor.

Her şey önce iç rahatlığına bağlı. Siz benim için Beşiktaş'a kapanmayın, benim ne zaman döneceğim belli değil. Kumburgaz'da da bulurum sizi.
Gene yazarım. Gün ola, hayrola! Gözlerinizden öperim.


Behçet NECATİGİL


----------------

Ankeda
Gönderilme Zamanı: 07.01.2011 22:04
Kayıt: 29.08.2006
Gönderen:
Gönderiler: 5695
Re: Ünlü Şairlerimizden Eşlerine Mektuplar...
Bu mektup değil; ama şiirin adı "Karıma Mektup"...


KARIMA MEKTUP

Bir tanem!
Son mektubunda:
“Başım sızlıyor
yüreğim sersem!”
diyorsun.

“Seni asarlarsa
seni kaybedersem;”
diyorsun;
“yaşayamam!”

Yaşarsın karıcığım,
kara bir duman gibi dağılır hatıram rüzgârda;
yaşarsın, kalbimin kızıl saçlı bacısı
en fazla bir yıl sürer
yirminci asırlarda
ölüm acısı.

Ölüm
bir ipte sallanan bir ölü.
Bu ölüme bir türlü
razı olmuyor gönlüm.
Fakat
emin ol ki sevgili;
zavallı bir çingenenin
kıllı, siyah bir örümceğe benzeyen eli
geçirecekse eğer
ipi boğazıma,
mavi gözlerimde korkuyu görmek için
boşuna bakacaklar
Nâzım’a!

Ben,
alaca karanlığında son sabahımın
dostlarımı ve seni göreceğim,
ve yalnız
yarı kalmış bir şarkının acısını
toprağa götüreceğim…

Karım benim!
iyi yürekli,
altın renkli,
gözleri baldan tatlı arım benim;
ne diye yazdım sana
istendiğini idamımın,
daha dava ilk adımında
ve bir şalgam gibi koparmıyorlar
kellesini adamın.
Haydi bunlara boş ver.
Bunlar uzak bir ihtimal.
Paran varsa eğer
bana fanila bir don al,
tuttu bacağımın siyatik ağrısı,
Ve unutma ki
daima iyi şeyler düşünmeli
bir mahpusun karısı...


“Karıma Mektup”, Nazım Hikmet’in eşi Piraye’ye yazdığı şiirlerden sadece bir tanesidir.


----------------

Bihter
Gönderilme Zamanı: 07.01.2011 22:48
Kayıt: 08.03.2009
Gönderen:
Gönderiler: 432
Re: Ünlü Şairlerimizden Eşlerine Mektuplar...
Çok güzelmiş.Ah ah bize şöyle bir edebi mektup yazan olmadı da ona yanarım.


----------------
Neymiş efendim beni sevmiyormuş !!!
Sevmezsen sevme imanın şartı mı beni sevmek?

Kahinxx
Gönderilme Zamanı: 07.01.2011 23:57
Kayıt: 29.05.2010
Gönderen:
Gönderiler: 23
Re: Ünlü Şairlerimizden Eşlerine Mektuplar...
Alıntı:

Bihter yazmış:
Çok güzelmiş.Ah ah bize şöyle bir edebi mektup yazan olmadı da ona yanarım.


Cümlen nasıl olsun, dedim
Edebi cümleler istedi..
Ebedi yazabilirim Dedim,
Edeb'siz misin dedi..
Sustum..
Bihter
Gönderilme Zamanı: 07.01.2011 23:58
Kayıt: 08.03.2009
Gönderen:
Gönderiler: 432
Re: Ünlü Şairlerimizden Eşlerine Mektuplar...


----------------
Neymiş efendim beni sevmiyormuş !!!
Sevmezsen sevme imanın şartı mı beni sevmek?

Ankeda
Gönderilme Zamanı: 09.01.2011 02:01
Kayıt: 29.08.2006
Gönderen:
Gönderiler: 5695
Re: Ünlü Şairlerimizden Eşlerine Mektuplar...
Alıntı:

Bihter yazmış:
Çok güzelmiş.Ah ah bize şöyle bir edebi mektup yazan olmadı da ona yanarım.


İlahi Bihter Hoca'm çok hoşsunuz... :) Yazarlar yazarlaar...Ne demiş atalarımız "her şeyin bir vakti zamanı var."


----------------

Ankeda
Gönderilme Zamanı: 09.01.2011 02:04
Kayıt: 29.08.2006
Gönderen:
Gönderiler: 5695
Re: Ünlü Şairlerimizden Eşlerine Mektuplar...
Kanuni Sultan Süleyman’dan eşi Hürrem Sultan’a:

"Benim birlikte olduğum, sevgilim, parıldayan ay’ım, can dostum, en yakınım, güzellerin şahı sultanım. Hayatımın, yaşamımın sebebi cennetim, kevser şarabım. Baharım, sevincim, günlerimin anlamı, gönlüme nakşolmuş resim gibi sevgilim, benim gülen gülüm. Sevinç kaynağım, eğlenceli meclisim, nurlu parlak ışığım, meşalem. Turuncum, narım, narencim, hayatımın aydınlığı. Gönlümdeki Mısır’ın sultanı, varlığımın anlamı, İstanbul’um, Karaman’ım, Bütün Anadolu ve Rum ülkesindeki diyara bedel sevdiğim…"



Hürrem Sultan’dan Kanuni Sultan Süleyman’a

Canımın paresi saadetlü sultanım hazretlerine derun-i gönülden (en içten) enva-ı büsyar can u dilden sadhezaran hezar (pek çok) bin türlü hasret iştiyaklarıyla bin bin dualar ve senalar edip yüzümü haki payi şerife (mübarek ayağının toprağına) sürüp desti şerifinizi (mübarek elinizi) pus ederim…





----------------

Ankeda
Gönderilme Zamanı: 09.01.2011 02:06
Kayıt: 29.08.2006
Gönderen:
Gönderiler: 5695
Re: Ünlü Şairlerimizden Eşlerine Mektuplar...

Sultan 1. Abdülhamid’den eşi Ruhşah’a:

"Ruhşah’ım, Hamid’in sana kurban ola, Cenabı Hallak-ı Alem cemi mahlukatın Halık’ıdır. Bir kusur ile azab eylemez. Efendim, sana bende olmuş bir kulunum, ister beni darb eyle ister öldür, sana teslimim."


----------------

Ankeda
Gönderilme Zamanı: 09.01.2011 02:07
Kayıt: 29.08.2006
Gönderen:
Gönderiler: 5695
Re: Ünlü Şairlerimizden Eşlerine Mektuplar...

Berin Menderes’ten eşi merhum Başbakan Adnan Menderes’e:

"Adnancığım, Yassıada’dan ilk sıhhat haberini gece aldık. Ne kadar sevindik bilemezsin. Kavaklıdere Görme Sokak’ta bir kat varmış. Görmeden tuttum. Gazetelerden geceyi gömlekle geçirdiğini öğrenince çok üzüldüm…"



Adnan Menderes’in Yassıada’dan eşine yazdığı son mektup:

"Berin’im benim, 8 ve iki de 10 tarihli üç mektubunu aldım. Minnet ve teşekkürler. Hakikaten eşsiz ızdıraplar çektik, benim ızdırabımın aslı sen ve siz, hasretimiz. Bir dağ başında tek başımıza olsaydık, bir ızdırabım olmazdı. Mektuplarınla her an yetiştin ve bu sayede hasretin acısına dayanabilmek imkanını bulabildim…"


----------------

(1) 2 3 »
Cevaplı | Önce yeniler Önceki Başlık | Sonraki Başlık |

Mesaj Gönderebilmek için Kayıt Olun
 

Dosya Gönder


YARDIM (VİDEO)

100 Temel Eser

Eklenen Son 50 Dosya