Giriş

Kullanıcı Adı:

Şifre:


Şifreniz mi Kayıp?

Şimdi Kayıt Ol!

Sitedekiler

16 kullanıcı çevrimiçi (13 kullanıcı Forum sayfasında)

Üyeler: 0
Ziyaretçiler: 16

devamı...

Reklam

100 Temel Eser Soru Bankası Çıktı

Türkçe Öğretmenleri Paylaşım Adresi Forum
   Edebiyat
     Bağlam, bağlaşıklık ve bağdaşıklık
Mesaj Gönderebilmek için Kayıt Olun

Cevaplı | Önce yeniler Önceki Başlık | Sonraki Başlık | En alt
Gönderen Gönderi
gul_
Gönderilme Zamanı: 22.11.2010 21:51
Kayıt: 24.02.2006
Gönderen:
Gönderiler: 822
Bağlam, bağlaşıklık ve bağdaşıklık
Edebiyattaki bağlam, bağlaşıklık ve bağdaşıklık ifadelerini birbirinden ayırma yöntemi olan var mı?


----------------
Gül-i ruhsaruna karşu gözümden kanlu akar su
Habibim fasl-ı güldür bu akarsular bulanmaz mı

aytoldı
Gönderilme Zamanı: 22.11.2010 22:03
Kayıt: 18.08.2005
Gönderen: Mamak
Gönderiler: 1990
Re: Bağlam, bağlaşıklık ve bağdaşıklık
Bağlam, iletişimin gerçekleştiği, söylemin anlam kazandığı ortamdır.

Bağlaşıklık, bir cümleyi meydana getiren sözcükler arasındaki dil bilgisi uyumluluğudur. Sözcüklerin birbirine doğru "bağlanması"dır. Mesela "sev-" fiiline bir sözcük bağlayacaksak bu sözük mutlaka "-i" hal ekini alır. "Elmayı severim" cümlesi, bağlaşıklık bakımından doğrudur ama "elmaya severim" cümlesi bağlaşıklık bakımından uygun değildir.


Bağdaşıklık ise bir cümleyi meydana getiren sözüklerin anlamca uyuşması, "bağdaşması"dır. "Birkaç üye çekingen oy kullandı" cümlesindeki bağlam dikkate alındığında "çekingen" ve "oy" sözcükleri anlam bakımından bağdaşık değildir.

Bir cümledeki "bağlaşıklık" yanlışlığı yapı bakımından anlatım bozukluklarını, "bağdaşıklık" yanlışlığı ise anlam bakımından anlatım bozukluğuna yol açar. Birisinde "bağlanma" diğerinde "bağdaşma (uyma)" vardır. Bu ikisini ayırt etmek için "bağlan-" ve "bağdaş-" fiillerine dikkat çekebilirsiniz.


----------------
Bu Ay Toldı aydı: Söz asgı ulug
Yirinçe tüşürse bedütür kulug

gul_
Gönderilme Zamanı: 22.11.2010 22:18
Kayıt: 24.02.2006
Gönderen:
Gönderiler: 822
Re: Bağlam, bağlaşıklık ve bağdaşıklık
Çok teşekkür ediyorum...


----------------
Gül-i ruhsaruna karşu gözümden kanlu akar su
Habibim fasl-ı güldür bu akarsular bulanmaz mı

gul_
Gönderilme Zamanı: 30.11.2010 07:39
Kayıt: 24.02.2006
Gönderen:
Gönderiler: 822
Re: Bağlam, bağlaşıklık ve bağdaşıklık
Bu konuya ek olarak bu bilgileri eklemek istedim...


Türkçe Sözlük bağlam için şu karşılıkları veriyor:
1.Herhangi bir olguda olaylar, durumlar, ilişkiler örgüsü veya bağlantısı, kontekst.
2-Bir dilbirimini çevreleyen, ondan önce ve sonra gelen, birçok durumda söz konusu birimi etkileyen birim veya birimler bütünü.

Bağlamın, bir dilbilim terimi olarak yukarıdaki anlamlarıyla ele alıyoruz. Çünkü anlamlı en küçük dilbilimi olan kelimeler (göstergeler), bir bağlamda anlam ve değer kazanır. Bunu şöyle açıklayabiliriz:

Tahtada "el" kelimesinin yazılı olduğunu varsayalım. Acaba bu kelimenin gerçek anlamda mı yoksa mecaz anlamda mı; tutma organı mı yoksa, "yabancı" karşılığında mı kullanıldığını söyleyebilir miyiz? Elbette söylemeyiz; çünkü bu kelime bir bağlamdan (ortamdan) yoksundur. Kelimenin hangi anlamı yüklendiğini biz ancak bir bağlamla anlayabiliriz. Bu, bütün dil göstergeleri için geçerlidir.

El elin eşeğini türkü söyleyerek arar.
Bir elin nesi var iki elin sesi var.
Elini ve dilini kötülüklerden koru.
Ellerini yıkamadan sofraya oturma.
Başkasına el açacağına git, çalış ve ekmeğini kendin kazan.

Yukarıdaki cümlelerde el kelimesi; hem yabana hem tutma organı anlamlarında hem de mecaz olarak bir deyim içinde kullanılmıştır. Biz cümleleri okuduktan soma bu kelimenin hangi anlamda kullanıldığını anlarız.

Buradan bağlamla ilgili genel bir sonuca ulaşabiliriz. O da "kelimelerin anlamları yoktur; kullanımları vardır." Yani biz kelimeye hangi anlam yüklersek ( gerçek, mecaz, kinaye vs.) kelime o anlama gelir. Bu da bağlamla ilgilidir.

Bağlam, sadece kelimelerin anlaşılması ile sınırlı bir şey değildir; ses, hareket, imaj, resim gibi birçok olgu ve durumun anlaşılması, yanlış anlaşılması veya hiç anlaşılmaması gene bağlamla ilgilidir. Örneğin; öğretmenin sınıfta masaya kalemle vurması öğrencilere bir uyarı anlamı taşır ve öğrenciler bundan, "Susunuz, dinleyiniz, konuşmayınız, dikkat ediniz, buraya bakınız." vb. anlamlar çıkanr. Oysa bu hareketin yukarıda sıralanan durumlarla ilgili bir anlamı yoktur.

Bir el hareketi yolun kenarında otostop veya araçları durdurma anlamına gelirken başka bir yerde bu hareket aynı anlama gelmediği gibi anlamsız bulunabilir, hatta bu hareketten kötü bir anlam bile çıkarılabilir. Örneğin; savaş filmlerinde beyaz mendil (bez) sallamak teslim olmayı, ateşkesi işaret ederken; bu hareket sokak ortasında aynı anlama gelmez. Örnekleri çoğaltabiliriz. Bütün bunlar bizi göstergelerin ancak bağlamıyla bir değer ve anlam taşıdıklan sonucuna götürür.

Bir dilbilimi olarak aşağıdaki göstergeleri inceleyelim:
Şehit olmak, ölmek, vefat etmek, hayata gözlerini yummak, dünyasını değiştirmek, gebermek, tahtalı köye gitmek, Mevlasına kavuşmak, eşek cennetini boylamak...Bütün bu kelime grupları; "ruhun bedeni terk etmesi" ortak paydasında birleşmektedir. Ancak anlam bakımından birbirine benzeyen bu kelimelerin hiçbiri diğerinin yerine kullanılamaz. Bu kelimelerden birini kullanmaya kalktığımızda onunla anlam birlikteliği kuracak olan kelimeler de değişir. Aynı bağlamda yer alabilecek (eş anlamlı) olanlar dışında hepsi kendi bağlamını kendi seçer. Yani ölümü kutsal bir dava uğrunda olan kişi için şehit olmayı kullanırız; bu kelimeyi kullandığımız cümlede diğer kelimeler de bağdaşıklık ilişkisi kurar. Örneğin; şehit olan bir kişi için tahtalı köye gitti, eşek cennetini boyladı gibi argolar kullanmayız. Görüldüğü gibi ölen kişinin aynı dinden, aynı kültürden olması, sadece onun için kullanacağımız kelimeyi değil bağlamı da belirlemektedir. Kimse İstiklal Savaşı'nda Türklerle savaşırken ölen veya Hz.Peygamberle Bedir'de karşı karşıya savaşırken öldürülen birinin ölümü için gelişi güzel bir kelime kullanmaz; bunun gibi öldüren için de "katil" sıfatını değil ''kahraman" sıfatını kullanır.

Her millet, günlük hayatında, her duruma uygun bir söz kalıbı geliştirmiştir. Selamlaşma, hediye verme, kızma gibi durumlarda insanlar, içinde yaşadıkları toplumun kalıplaşmış kelime ve kavramlannı kullanarak ona uygun jest ve mimiklerle karşılık verir.

Uzun zaman başka kültürlerin içinde kalan kişilerde de görülen bu duruma, ülkemizde kalan futbolcu ve antrenörlerin (çalıştırıcılann) konuşmalarını, hâl ve tavırlannı örnek olarak verebiliriz. Bu durum aynı zamanda zihniyetin de nasıl belirlendiğini gösteren iyi bir örnektir. Çünkü o kişilerin, Müslüman olmamalarına rağmen sevinç, öfke ve beklenti gibi durumlarda Türk kültürüne dinden geçmiş kavramları kullandıklarını görüyoruz. İnşallah, maşallah gibi. Oysa bu kelimeler bağlama göre değer kazanan kavramlardır.

Örneğin; 'Bismillah' işe başlarken söylenen bir sözdür.
Bağlamla İlgili Etkinlik ve Soru Örnekleri

Kültürel özellik kazanmış olan aşağıdaki kelimeleri uygun davranışlarla (bağlam) eşleştiriniz:

Sözler: Hay Allah, İllallah, Evellallah, İnşallah, Alimallah, Ya Allah, Vallah Billâh, Fesuphanallah, Hasbünallah, Allah be, Maşallah, Bismillah, Allah Allah

Bağlamları: işe başlarken, işi başaramazsak, pes edersek, iş canımızı sıkarsa, daha çok sıkarsa, taahhüt, şaşınrsak, kendimize güvenirsek, azmedersek, sonuna kadar gitmek istersek, rahatlarsak veya iş istediğimiz gibi sonuçlanırsa, işe başlamadan önce dikkat edilirse bu birimler aynı zamanda zihniyeti gösteren birimlerdir. Başlangıçta dine ait olan bu birimler gittikçe kültürel bir değer olmuş ve davranışlarımızı izah eder hale gelmiştir.

Birimler sözlüklerde farklı, kullanımda farklı değer kazandıkları için dil-söz ayrımını da örnekler özelliktedir.

Etkinlik -1
Taburcu olmak
Terhis olmak
Tezkere almak
Tahliye olmak
Tatil olmak

göstergelerinin anlamlarını araştırınız. Bu göstergeleri cümle içinde kullanınız. Göstergelerin İçinde bulundukları bağlamı (bir anlam oluşturmak için yanına aldığı diğer kelimeleri nasıl belirlediğini) açıklayınız.

Etkinlik - 2
ÖSS'de çıkmış sorular İçinden sözcükte anlam ve deyimler konusunu tarayınız. Cümlede kelimelerin gerçek veya mecaz anlamda kullanılıp kullanılmadığıyla ilgili sorular bulunuz ve çözümleyiniz.

Etkinlik - 3
İstiklal Marşı'nın yedinci kıtasında geçen kelimelerden hangilerinin gerçek, hangilerinin mecaz anlamda kullanıldığını söyleyiniz. Bulduğunuz mecaz anlamlı kelime ve kelime gruplarını gerçek anlamda yorumlamaya çalışınız. Anlamın bundan nasıl etkilendiğini söyleyiniz. Bunun bağlamla ilgisini açıklayınız.

Etkinlik - 4
Yüz, göz, ayak kelimeleri ile ilgili beşer tane deyim bulunuz. Deyimleri birer cümlede kullanınız. Deyimlerin cümle içinde diğer kelimeleri nasıl belirlediğini, etkilediğini açıklayınız.

Kaynak: Türk Edebiyatı Öğretmen El Kitabı/ Kâmil Yeşil


----------------
Gül-i ruhsaruna karşu gözümden kanlu akar su
Habibim fasl-ı güldür bu akarsular bulanmaz mı

Cevaplı | Önce yeniler Önceki Başlık | Sonraki Başlık |

Mesaj Gönderebilmek için Kayıt Olun
 

Facebook Öğretmen Sayfamıza Katılın...

Dosya Gönder


YARDIM (VİDEO)

Eklenen Son 50 Dosya