Ha iþte çiçek olur, kendi yaptýðý basit bir þey olur, eski ve kirli bir tarafý yýrtýk çocuk patiði olur (ilk senemde vermiþti bir öðrenci kýzým için, hala saklarým) vs vs... Ama tamamen engellememek lazým. Basit hediyeleri kabul etmek lazým. Ýlk yýlýmda ben de hediye aldýðým çocuða karþý tarafsýz olamama kaygýsýndan dolayý "Getirmeyin." derdim. Ancak gördüm ki öðretmene bir þeyler vermek ve öðretmenin de onu kabul etmesi çocuðun derse karþý ilgisini artýran, onu motive eden etmenlerden birisi. Kabul etmezsem, sebebini ne kadar açýklarsam açýklayayayým, çocuklar hayal kýrýklýðý yaþýyor ve biraz sessizleþiyorlardý derslerde.
Sýnýfa girer girmez elmalar, cevizler masanýn üstüne konmaya baþlar. Kendi bahçelerinde fazlasýyla yetiþiyor bunlar. Almazsam bozuluyorlar. Ancak nar portakal gibi para ile aldýklarý bir meyve olursa kesinlikle kabul etmiyorum. Açýklýyorum da sebebini.
Hasýlý ben gelen hediyeleri kabul ediyorum. Zaten mesleki etikle baðdaþmayacak türden, yani pahalý hediyeler alma lüksü yoktur benim öðrencilerimin. En pahalýsý pilot kalem...
Ayrýca hediyeleþmenin hem milli kültürümüzde, hem de dinimizde önemli bir yer tuttuðunu göz ardý etmemeliyiz. Düðünlere eli boþ gidilmez, çocuðu olana, tayini çýkana, evlenene, askere gideceklere hediyeler alýrýz. Ancak dikkat edilmesi gereken husus, kültürümüzde hediyeleþmek karþýlýklýdýr... Bize hediye getirene biz de hediye götürürüz. Deriz hatta: Onlar bize ne taktýydý? Çeyrek mi?
Hoþçakalýn.
----------------
